Wordpress Themes
May 13

Zayıflama ürünlerinde de tercih artık doğal ve katkısız olandan yana…

Sadece şifalı bitkilerden elde edilen zayıflama tozu fazla kilolarından şikayetçi olanlar için bir alternatif. Bu formülü Doğal Ürün Uzmanı Volkan Kurt, herbalistlerle birlikte hazırlamış. Şifalı ürünlerden elde edilen zayıflama tozu için yağları yakan bir çok bitki Anadolu’nun farklı yörelerinden getirtilmiş.

Geçmişten gelen onlarca bilgi ve deneyime de değer vererek öz olanı, doğal olanı üretmek amaç edinilmiş.

Uzman Kurt, yaza ince bir bedenle girmek isteyenlerin kalıcı zayıflığa itibar ettiği şu dönemlerde, özellikle alternatif yöntemlere ilgi gösterildiğini söylüyor.

Ölçü de önemli
Özenle kurutulup, hazırlanmış ve toz haline gelmiş olan bu bitkilerin ölçüleri de önemli. Yani neyin, hangi miktarda karıştırılacağına Herbalium�da uzmanlar karar veriyor.

Bu doğal zayıflama yöntemi için, kimi bitkilerin tohumlarına, kimilerinin ise yapraklarına gereksinim duyuluyor.

Bedende yerleşen yağların yakılmasına bu şifalı bitkiler yardımcı oluyor. Aynı zamanda iyileştirici özelliğe sahip mineral, vitamin ve protein de ihtiva ediyorlar.

Bitkilerde kiloları yok eden bileşenlerin etkisi bir ay sonra görülüyor.

Yoğurtla yeniyor
Lokman hekimlerinin deneyimlerinin ışığında, onlarca bilgi derlenerek hazırlanan bu toz yoğurtla karıştırılarak yeniyor.

Takviye olarak bir bitki özü damlası da ilave edilmiş. Bitki özü damlası, yağların erimesini hızlandırıyor. Düzenli kullanımla birlikte bedende incelme aşama aşama gerçekleşiyor.

Bir ay sonra, tartının numaratörü 4 veya 6 kilo eksik gösteriyor. Zayıflama tozu, doğaya dönüşü simgeleyen Herbalium’da elde ediliyor.

Ne ihtiva ediyor? (Latince adlarıyla birlikte)

� Keten Tohumu (Flax)
� Kereviz Tohumu (Apium graveolens)
� Funda Yaprağı (Calluna vulgaris)
� Biberiye (Rosmarinus officinalis)
� Rezene (Foeniculum vulgare)
� Yeşilçay (Camellia sinensis)
� Isırgan otu (Urtica sp.)
� Mate yaprağı (Ilex paraguariensis)
� Kekik (Thymus sp.)
� Tarçın (Cinnamomum sp.)

May 12

Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göksun Ayvaz, günlük olarak 1200′den az kalori öngören diyetlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, kısa sürede verilen kiloların yavaşlayan metabolizma hızı nedeniyle aynen ya da fazlasıyla geri alınabileceğini söyledi.

Ayvaz, kilo kontrolü için yapılması gerekenin enerji giriş çıkışını, çıkış lehine çevirmek ve yavaş yavaş kilo kaybı sağlamak olduğunu kaydederek, kişilerin bunu bir program gibi düşünmemesi gerektiğini ifade etti.

Ayvaz, bir kişinin genetik olarak, yaşı itibariyle ya da kullandığı ilaçlar nedeniyle kilo alma eğilimi olabileceğini, böyle bir durumun da ömür boyu devam edecek bir süreç olduğunu söyledi.

‘Vücut kilo vermeye yönelik her şeye itiraz eder’
Metabolizmanın kendini korumaya yönelik çalıştığını ve mümkün olduğunca yağ depolamaya uğraştığını belirten Ayvaz, “Sizin kilo vermeye yönelik yaptığınız her şeye vücut itiraz eder, değişik mekanizmalarla karşı koyar” dedi.

Bu itiraz mekanizmalarının başında tiroit hormonlarının geldiğini belirten Ayvaz, kilo kaybına paralel olarak tiroit hormonlarının azalmaya başladığını, bu nedenle metabolik hızın yavaşladığını ve vücudun yağ depoladığını kaydetti.

Tiroit hormonu takviyesiyle durumun tersine çevrilmeye çalışıldığını anlatan Ayvaz, metabolik hızı artırmaya yönelik bu tür zayıflama yöntemlerinden yan etkileri nedeniyle kaçınılmasını istedi.

Ayvaz, söz konusu yöntemin 50′lerde denendiğini, ancak kalp ritminin bozulması, kemik erimesi, kas kitlesinin azalması gibi zararların ortaya çıkması nedeniyle tedavi şeklinden vazgeçildiğini kaydetti.

Ayvaz, dışarıdan alınan tiroit hormonunun iştah açıcı yönü olduğuna da dikkat çekti.

May 12

Kilo vermek istedikçe, kilolara kilo katıyoruz. Yine de diyet yapmaktan vazgeçmiyoruz. Oysa zayıflamanın tek yolu bugüne kadar yaptığımız yanlışların farkına varmak, o kadar!

Yanlış: Kilo vermek için kalori bombalarından vazgeçmeli.
Hayatımızda pizza ya da çikolata olmaksızın kilo vermek mümkün değil. Tüm ciddi araştırmalar yemek yemek insana keyif vermediği sürece insanların kilo veremediğini ortaya koyuyor. Dikkat edilmesi gereken öğün tabaklarının az yağlı, vitamin, protein ve mineral içerikli olması.

Yanlış: En iyisi mümkün olduğunca az yemek.
Vücudun ihtiyacı olan enerjiyi karşılayacağından daha az yersek, metabolizma yavaşlıyor. Vücut normal beslenme konumuna geçtiği andan itibaren daha hızlı kilo almaya başlıyoruz. Çünkü vücudumuz az enerjiyle yaşamayı öğrenmiştir ve gelecek açlık tehlikesi karşısında hemen önlemini alır.

Yanlış: Düşük kalorili yiyecekler kilo vermede yardımcıdır.
90�ların başında, global şişmanlığın suçlusunun şeker olduğu ilan edildiğinden bu yana besin üreticileri düşük kalorili yiyeceklerin zayıf kalmak için yeterli olduğu konusunda konuşup duruyorlar. Ancak sorun; yağsız birçok besin maddesinin hiç tadının olmamasından dolayı aynı zamanda şişmanlatan şekeri yiyeceklerimize lezzet katıcı olarak ilave ediyoruz. Bu durumda, yağsız yiyecekler bir süre sonra birer kalori bombasına dönüşüyor.

Yanlış: Vejetaryenler zayıf insanlardır.
Çizgiyi aştığımız sürece yediğimiz her besin maddesinden kilo alırız. Vejetaryenler de hayatlarını zayıf insanlar olarak geçirmezler. Etsiz öğünler de, omlet, peynir, hamur, kuruyemiş gibi gerçekten kilo yapan besinlerden oluşabilir.

May 12

Çoğu rejimler hızlı şekilde kilo verdirir ve bıraktıktan sonrada hızlı bir şekilde kilolar yeniden alınır. Sonuçta sağlığınız ve kendinize olan güveniniz sarsılır. “Forma gir, formda kal” diyeti, öncelikle bir daha kilo alınmaması için izlenmesi gereken 4 aşamayı içeriyor.

Genellikle bu diyeti uygulayanlar hafta içi rejime girip, hafta sonu serbest besleniyorlar. Haftada 2 kilo verdirmeyi amaçlayan bu rejimi ideal kiloya ininceye kadar uygulayabilirsiniz. Bu diyet, beslenme alışkanlıklarınızı düzenlemeyi ve daha sonra bunları bir yaşam tarzı haline dönüştürmenizi amaçlıyor. Asıl hedef noktası kilo kaybını kalıcı bir hale getirmek. 5 günlük forma gir formda kal diyetini, zayıflamaya karar verdikten hemen sonra uygulayabilirsiniz. Bu rejimin bir diğer özelliği, esnek oluşu. Yani 3 ana öğünde yiyeceklerinizi 6 ara öğüne bölerek de alabilirsiniz.

Haftada 2 kilo
5 günlük “Forma Gir, Formda Kal” diyetini uygulayarak ve düzenli olarak egzersiz yaparak, her hafta 2 kilo verebilirsiniz. Bir ay boyunca bu rejimi uyguladıktan sonra, verdiğiniz kiloları geri almamak için şu tavsiyelere uymanızda yarar var:

� Yağlı süt yerine az yağlı veya yağsız süt içmeyi tercih edin.

� Alışveriş yaparken üzerinde az yağlı yazan yoğurtları tercih edin.

� Salatalarınıza sos veya mayonez kullanmayın.

� Kaşar ve tulum peyniri yerine az yağlı beyaz peyniri tercih edin.

� Kızarmış yiyecekler yerine haşlanmış veya ızgara olanları tercih edin.

� Kırmızı et yerine balık ve tavuk yiyin.

� Zengin soslu ve kremalı yiyeceklerden uzak durun. Canınız çok istediğinde haftada bir kez olmak koşuluyla yiyebilirsiniz.
� Haftada dört gün en az yarım saat egzersiz veya yürüyüş yapın.

Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet