Wordpress Themes
May 03

Yüz Gerdirme Diyeti

Leyla Alaton Günyeli’nin uyguladığı yüz gerdirme diyeti

(Dr. Nicholas Perricone’un 3 günlük yüz gerdirme diyeti kırışıklıklarla mücadele etmek için. Aynı zamanda 2 kilo vermek de mümkün. Diyette güne aç karnına içeceğiniz iki bardak su ile başlıyorsunuz. Ayrıca gün içinde 2-2 buçuk litre su içmeniz gerektiğini de unutmayın.)

SABAH

* 3 yumurta beyazı ve bir yumurta sarısı ile yapılan omlet. Veya 110-170 gram arası ızgara somon.

* İnce bir dilim kavun ya da yarım fincan kırmızı taneli meyve (böğürtlen, frambuaz, çilek, vb.)

ÖĞLE

* Yemekten önce iki bardak su.

* 110-170 gram arası ızgara somon, konserve ton balığı veya zeytinyağlı sardalye balığı.

* 1 kase zeytinyağı ve limonlu yeşil salata.

* İnce bir dilim kavun ya da kahvaltıdaki gibi çeyrek çorba kasesi kırmızı taneli meyve.


AKŞAM

* Yine aynı miktarda somon.

* Aynı miktarda yeşil salata.

* Bir fincan buharda pişmiş brokoli, kuşkonmaz ya da ıspanak.

* Yine aynı miktarda kavun ya da kırmızı taneli meyve.

May 03

Yonca Diyeti

Hacettepe Üniversitesi’nin hazırladığı Türkler’e özel dört yapraklı yonca diyeti: Günde iki porsiyon süt ürünü, dört köfte büyüklüğünde et çeşidi, beş porsiyon meyve-sebze ve her öğün bir dilim ekmek.

Beslenme piramidine rakip olarak geliştirilen ‘dört yapraklı yonca’ mutfağımıza has özellikler taşıyor.

Hacettepe Üniversitesi ve Sağlık Bakanlığı, Türklere özel beslenme programı hazırladı. Diğer ülkelerin aksine beslenme piramidi yerine dört yapraklı yoncayı öneren komite, Türklerin yanlışlarını ortaya koyup yeni kurallar belirliyor.

Öğünlerde bir dilim ekmek mutlaka yenmeli.
Beş porsiyon meyve ve sebze, sağlıklı beslenmenin ilk kuralı.
Her gün dört köfte büyüklüğünde et çeşidi yemek şart.
Herkesin günde 2 porsiyon süt ürünü tüketmesi gerekiyor.

Türk usulü beslenme programı
Hacettepe Üniversitesi özel bir beslenme rehberi hazırladı. Besin piramidine alternatif olan ‘yonca’ Türklerin alışkanlıklarına göre hazırlanan ilk rehber.

Artık ülkemize özgü bir beslenme rehberi var; ‘Besin Yoncası’. 1992 yılında Roma’da Dünya Sağlık Örgütü ve Gıda Tarım Örgütü katılımı ile düzenlenen beslenme konferansında üye ülkeler, “Ulusal Gıda ve Beslenme Eylem Planları”nı hazırlamaya başlamıştı. Halk sağlığı sorunları ve toplumumuzun beslenme alışkanlıklarını değerlendirerek değerli hocam Prof. Dr. Türkan Kutluay Merdol başkanlığında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile birlikte ülkemiz için beslenme rehberini geliştirdi. Sağlıklı beslenme açısından kılavuz niteliğindeki bu değerli bilgileri, ilk defa sizlerle paylaşacağım. Rehber 65 sayfadan oluşuyor. Ancak sizler için kolay uygulanabilecek, yaşam kalitenizi artıracak önemli mesajları özetlemeye çalışacağım. Besin rehberinin temel amacı; sağlığın korunması ve hastalıkların önlenmesi. Beslenme eğitiminde bilincinin nasıl kazandırılacağı da rehberde adım adım anlatılıyor. Neden besin yoncası? Ülkeler beslenme rehberlerini hazırlarken çoğunlukla besin piramitlerini kullanır. Piramidin anlamı, tabandaki besinleri daha fazla tüketmek, yukarıya çıktıkça daha az tüketilecek besinleri belirlemektir. Her ülke kendi yemek alışkanlıkları ve pişirme koşullarına göre piramitte değişiklikler yapmaktadır. Ülkemizde besin üretimi ve beslenme koşulları göz önüne alındığında besinler dört yapraklı yonca ile gruplandırılmış ve bunun daha sağlıklı olacağı düşünülmüştür. Yonca ne anlama gelmektedir? Yonca şansı, dolayısıyla mutluluğu simgelemektedir… Yoncanın yaprakları kalp biçiminde gösterilmiştir. Bu durum kalp sağlığını ve sevgiyi anlatmaktadır. Yaprak ‘yeterli ve dengeli beslenme’ ve zeytin dalları ile çevrelenmiştir. Zeytin dalları, barışı ve Akdeniz diyetinin önemli unsuru olan zeytinyağını temsil ettiği için seçilmiştir. Yoncanın yapraklarında besin grupları görülmektedir. Üst yaprakta Türk halkının yeterli miktarda tüketmediği süt ve süt ürünleri yer almaktadır. İkinci grup et-yumurta-kurubaklagil, üçüncü grup sebze ve meyve, son grup ise ekmek ve tahılı kapsıyor.

İki Porsiyon Süt Ürünü
* Süt ürünleri denilince aklımıza süt, yoğurt ve peynir çeşitleri gelmelidir. Bu besinlerden protein, kalsiyum, fosfor, B2 ve B12 vitamini alınmaktadır. Günlük olarak yetişkinler 2 porsiyon, hamileler ve emziren anneler ile menopoz sonrası dönemi yaşayan kadınlar 3-4 porsiyon süt veya süt ürünü tüketmelidir. Bir su bardağı (200 cc) süt veya yoğurt; 2 su bardağı ayran ya da 2 kibrit kutusu büyüklüğü peynir, bir porsiyon süt ve süt ürününe denktir. Komite, ishal tedavisinde yoğurt veya tuzlu ayran tüketilmesinin hayat kurtarıcı olduğunu vurgulamaktadır. Az yağlı veya yağsız süt ürünlerinin tercih edilmesi de uygun görülüyor.

* Et ve et yerine geçenler deyince, kırmızı et, balık, hindi, tavuk etleri, kuru baklagiller, ceviz-fındık ve fıstık aklımıza gelmelidir. Bu grup ile bireyler protein, demir, çinko, magnezyum, B6, B1, B12 ve A vitamini alır. Beslenme rehberinde her gün, iyi kalitedeki protein kaynaklarını tüketmemiz gerektiği belirtilmektedir. Günde en az 4 köfte kadar et çeşidi veya bir tabak kuru baklagil yemeği tüketmek, haftada en az iki kez balık yemek gerekiyor. Salam, sosis gibi yiyeceklerden vazgeçemeyenler, mutlaka C vitaminin yönünden zengin domates, portakal, kivi, yeşil biber gibi besinlerle E vitamini içeren koyu yeşil yapraklı sebzeleri beraber yemeli. Sağlıklı bireyler her gün bir yumurta tüketebilir. Ancak kalp-damar hastalığı olanların ya da bu riski taşıyanların haftada 2 kez yumurta yemesi daha uygun. Çünkü yumurtada bulunan lesitin maddesi beyin fonksiyonu için önemlidir. Ayrıca yumurtanın sebze ve tahıllarla beraber tüketilmesinin, kandaki kolesterol üzerine olumsuz etkisi de yoktur. Et tüketiminin düşük olduğu ülkemizde, protein kaynağı olan kuru baklagiller haftada 4-5 kez, C vitamininden zengin besinlerle birlikte yenmelidir.

* Sebze ve meyveler, yüksek oranda su ve düşük oranda protein, karbonhidrat ve yağ içermeleri nedeniyle sağlıklı beslenmenin önemli parçasıdır. Antioksidanlar, bitkisel kimyasallar, diyet lifi gibi yararlı bileşikleri içermeleri nedeniyle, kronik hastalıklara karşı koruyucu özellik taşıyıp vücudun zararlı maddelerden temizlenmesini (detoksifikasyon) sağlamaktadır. Bu nedenle bir gün içerisinde mutlaka koyu sarı (havuç, patates), koyu yeşil (ıspanak, marul, kıvırcık, pazı, semizotu) ve nişastalı (patates, bezelye) olan sebzeleri tüketmek gerekir. Mevsimine uygun meyve yemek çok sağlıklıdır. Komite, günde 5 porsiyon sebze-meyve yemek gerektiğini bildirmiştir. Bunun iki porsiyonu yeşil yapraklı sebze, portakal, limon ve domates olmalıdır.

En İyi Tahıl, Bulgur
* Ekmek ve tahıl ürünleri saflaştırılmadığı sürece B12 dışında bütün B grubu vitaminleri, kompleks karbonhidratları, diyet lifini ve bitkisel proteinleri içerir. Ayrıca tahıllar bir miktar yağ içerir ve bu yağ da E vitamininden zengindir. En iyi tahıl kaynağı ülkemizde de çok kullanılan bulgurdur. Kepeğinden ayrılmamış makarna, pirinç, erişte ve ekmekler de önemli kaynaklardır. Az hareketli ve şişman bireyler günde 3 ince dilim ekmek (75 g.), çok hareketli, zayıf olan bireyler 9 dilim ekmek tüketebilir. Tahıl ürünleri her gün, her öğün alınmalıdır. Protein ve vitamin içeriğinin artırılması için tahıllar, kuru baklagil ve süt ürünleri ile beraber tüketilmelidir.

* Vücudun savunma sisteminin güçlenmesi için tek bir antioksidan öğeden çok miktarda almak etki yapmaz. Bunun yerine iki veya üç antioksidan öğenin alımı daha uygundur. Yani vücudun savunma sistemi ancak beslenmede çeşitlilik sağlandığı zaman optimal düzeyde olmaktadır.

* Metabolizmanın düzenli çalışması için en az 3 öğün besin tüketilmesi sağlıklı bulunuyor. Öğünler arasında 4-5 saat bulunmalı.

* Uzun ve sağlıklı yaşamın anahtarı, boya uygun vücut ağırlığının korunmasıdır. Günlük enerji alımının kontrolü ve düzenli fiziksel aktivite yapmak önemlidir. Her gün 30 dakikalık yürüyüş yapmak gerekli.

* Hızlı kilo kaybından kaçının. Çünkü kalıcı sonuçlar için kilo kaybının yavaş olması gerekiyor. Komitenin önerisi haftada 0,5-1,0 kg zayıflanması yönünde.

* Yemeğin lezzetine bakmadan tuz eklemeyin. İyotlu tuz kullanın. Komite günde çeyrek çay kaşığı iyotlu tuz kullanımının yeterli olacağı kanısında.

* Alkol konusunda da önemli bir uyarı var. Alkolün sindirim enzimlerini bozduğu, karaciğer ve beyin üzerinde olumsuz etkileri olduğu biliniyor. Kalp sağlığını korumak amacıyla alkol tüketiminin teşvik edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Eğer alkol tüketecekseniz günde 2 kadehi geçirmeyin. İçkinizi yemek yerken alın. Böylece alkolün emilmesini azaltabilirsiniz.

May 03

Yoğurt Diyeti

Çalışan kadınların en büyük şikayetlerinden biri, şartlarının diyetlerde tarif edilen yiyecekleri hazırlamaya ve yemeye uygun olmayışı. Biz de bu diyetimizde onları düşünerek kolay bulunabilir yiyeceklere yer verdik.

1.GÜN
Yataktan kalkar kalmaz 1 bardak su

Sabah
1 fincan şekersiz çay
300 gr. light yoğurt
3-4 adet grissini

Öğle
1 kase sebze çorbası
4 yemek kaşığı etli sebze yemeği
300 gr. light yoğurt
1 adet meyve

Ara öğün
300 gr. light yoğurt
1 fincan şekersiz çay
Meyve (muz,çilek ve elma)

Akşam
1 kase sebze çorbası
60 gr. et (ızgara tavuk ya da kırmızı et olabilir)
300 gr. light yoğurt

Yatmadan önce
1 bardak papatya çayı
3 adet kuru mürdüm eriği (çekirdeksiz)

2.3.4.5.6. ve 7. günler
Yataktan kalkar kalmaz 1 bardak su

Kahvaltı
1 fincan şekersiz çay
İçine tahıl ya da yulaf ezmesi
eklenmiş 300 gr. light yoğurt

Öğle
1 kase sebze çorbası
300 gr. light yoğurt
İstediğiniz kadar meyve(karpuz,kavun,kivi)

Ara öğün
300 gr. light yoğurt
1 fincan şekersiz çay
İstediğiniz kadar meyve
( muz,çilek ve elma)

Akşam
Balık (ızgara,buğulama ya da fırında pişmiş)
Salata ( 1 kaşık zeytinyağı eklenmiş)
1 bardak meyve suyu ve 2 dilim kepekli ekmek

May 03

Yılbaşı Gecesi Diyeti

Yılbaşı gecesi, yeni bir yıla girmenin getirdiği heyecan ve mutlulukla yemeği ve içkiyi fazla kaçıranların, ertesi gün yediklerine dikkat etmeleri gerektiği bildirildi.
Aile hekimliği uzmanı Dr. Ender Saraç, yılbaşı gecesi çoğu insanın ya eğlence yerlerine giderek ya da evlerinde yiyip içerek yeni bir yıla girmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Gece boyunca fazla yemek yenilmesi veya içki tüketilmesi nedeniyle birçok insanın yeni yılın ilk gününe pek de iyi başlayamadığını ifade eden Saraç, güne baş ağrısı ve mide bulantısı gibi rahatsızlıklarla giren “yeniyılzedelere” bazı önerilerde bulundu.

Saraç, normalde daha erken yatmaya ve hafif yemeye alışkın olan kişiler için yılbaşı sabahının bir kabusa dönüşebileceğini ifade ederek, “Eğer gece alkol alındıysa, enginar hapları ve ılık ballı suyla karaciğer kuvvetlendirilebilir. Tekrar alkol alınması ise büyük bir hata olacaktır” dedi.

Karaciğer ve sindirim sisteminin dinlenmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Saraç, yeni yılın ilk gününde özellikle alkole bağlı baş ağrısından yakınanların “Çuha çiçeği yağı” hapı almalarının faydalı olacağını belirterek “Bu haplar, baş ağrısını azaltacaktır. Aslında bu haplar alkol tüketiminden sonra gece yatarken alınırsa, ertesi gün daha rahat ve baş ağrısız veya daha az bir baş ağrısıyla kalkılır” diye konuştu.
Saraç, yılbaşı gecesi alkolü, yemeği, mezeleri, tatlıyı fazla kaçıranların ertesi gün ağır yağlı ve kızartmalardan, alkolden, gereksiz kimyasal ilaçlardan, sigaradan, asitli içeceklerden, aşırı ve ağır tatlılardan kaçınması gerektiğine dikkati çekti.
Özellikle zerdeçalın, alkol alan kişilerde karaciğerden toksin atılması için oldukça yararlı olduğuna değinen Saraç,

“Eğer bir gün önce  karaciğeri hırpalayacak şekilde ağır yemek yenildiyse veya fazla
alkol tüketildiyse daha sonraki gün aralıklı olarak 2-3 kahve kaşığı toz zerdeçal, balla karıştırılıp macun gibi yutulmalı. Balla zerdeçal karışımı, karaciğerin toksin atmasını ve kendini temizlemesine yardımcı olur” dedi.

YARARLI BAHARATLAR

Yeni yılın ilk gününde yemeklerle birlikte bol nane, dereotu, kekik ve tarçın tüketilmesinin de yararlı olacağını anlatan Saraç, şunları kaydetti:  “Yılbaşı gecesinin ertesinde fazla miktarda kırmızı pul biber, tuz ve ekşi tüketilmemeli. Önemli olan arada bir abartarak eğlenilse, yenilse ve içilse de bu durumu bir alışkanlık haline getirmemek ve bir sonraki gün bedeni rahatlatmaktır. Yoksa her zaman insanın aralarda yiyecek ve içecek kaçamakları yapmaya ihtiyacı vardır. Önemli olan dengeyi bozmamaktır. Çünkü denge bozulursa zamanla hastalıkların önü açılmış olur.”

“GECEDEN KALANLARA” BESLENME LİSTESİ

Dr. Ender Saraç, “Geceden kalanlara” 1 Ocak 2006′da şu diyeti önerdi:

Sabah:  1 bardak ılık ballı limonlu su (1 tatlı kaşığı bal, 10 damla limon ve 1 bardak su)

Öğle: 1 kase sebze çorbası (havuç, patates, maydanoz, ıspanak, kereviz ve zeytinyağlı) artı bir dilim tam buğday ekmeği ve bir kase cacık

2 saat sonra: Bir kase kayısı ve kuru üzümlü komposto, yanında 4 adet yulaflı bisküvi

Akşam: Sulu sebzeli tavuk yemeği, yanında bir porsiyon patates püresi.

Gece: 1 elma, 4-5 adet ceviz içi.

Gün boyunca bol ılık veya sıcak su içilmeli. Bedenin kendisini temizlemesi için en iyi seçenek sıcak sudur. Eğer midedeki aşırı gazdan yakınılıyorsa rezene çayı, baş ağrısı varsa nane, papatya çayı, hala aalkolün etkisi geçmemişse veya yenilenler midede duruyorsa yeşil çay, rezene, zencefil çayı, kırıklık, soğuk algınlığı hissi varsa zencefil ve kuşburnu çayı yararlı olur.”

Kaynak : Hürriyet

Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet