Wordpress Themes
Eki 19

Bebek ağladığı zaman “Yoruldum”, “karnım aç” veya “Niye benimle ilgilenmiyorsunuz ?” gibisinden gereksinimlerini bize söylemeye çalışmaktadır. Bebeğin ağladığı zaman ne istediğini bulup çıkarmak ana babasının, büyük anne veya büyük babasının veya ona bakan diğer kişilerin işidir. Ancak sıcak yaz aylarında bebeğin ağlayıp huysuzlaşması belki de bebeğin sıcaktan şikayetinin bir belirtisi olabilir.
Havanın sıcaklığına bakarak, siz üstünüze ne giyiyorsanız veya yatakta üstünüze ne örtüyorsanız bebeği de ona göre giydiriniz ve üstünü örtünüz. Siz 28 derece sıcaklıkta battaniyelere sarılmayı ve başınıza da yünlü bir başlık takılmasını istemezseniz, bebek de istemez. Bebeği fazla sarıp sarmalamak onu salt rahatsız etmez; kaşıntılı pişiklere de neden olur. Sıcak günlerde siz susuyorsanız bebek de susamış demektir. Bebeğin sıcakta daha çok sıvıya gereksinimi olacağından sık sık emzirilmelidir. Sütle beslenen bebeklere bundan ayrı olarak kaynatıldıktan sonra soğutulmuş su da veriniz.
Sıcak günlerde bebeğin yattığı odaya vantilatör koyabilirsiniz ama havayı bebeğin üstüne doğru üfürüp onu üşütmemesine dikkat ediniz. Ayrıca vantilatörü bebeğin uzanıp yetişemeyeceği bir yere koymayı da unutmayınız. Vantilatörün önüne ıslak bir çarşaf asarsanız havayı biraz daha serinletebilirsiniz.
Fazla sıcak veya soğuk Ani Bebek Ölümü Sendromu tehlikesini arttırır mı?
Günümüzdeki araştırmalar bunu doğrulamaktadır. Bu nedenle bebeğin ne çok terlemesi ne de çok üşümesi iyi değildir. Ani Bebek Ölümü Sendromu tehlikesini azaltmak için bilinen diğer önlemler şunlardır: Bebekleri sırt üstü yatırarak uyutunuz; bebeğin başının uyurken çarşafların altında kalmaması için örtülerini başını açık bırakacak biçimde şiltenin altına sokunuz; bebeğin yatağına nevresimli yorganlar, yastıklar, yumuşak ve içi doldurulmuş oyuncaklar ve destekler koymayınız; gebeyken sigara içmeyiniz (bebeğin hem annesinin hem de babasının sigara içmemesi gereklidir); bebek doğduktan sonra yanında sigara içmeyiniz. Sigarayı bırakmakta zorluk çeken ana babalar tehlikeleri azaltmak için sigarayı azaltmayı denemelidirler.
Bebeğin ateşi çıkarsa neler yapabilirsiniz ?
Bebeğin vücut ısısı normal vücut ısısı olan 37.5 derecenin üstüne çıktığı zaman ateşi var demektir ve bu da virüse bağlı bir enfeksiyondan kaynaklanır. Bebeğin ateşi olup olmadığını anlamak için koltuğunun altına termometre koyup iki dakika sonra çıkartıp okuyunuz. Çocuğun ateşi olup olmadığını alnına elinizi koyarak belirlemeye çalışmak her zaman doğru sonuç vermez. Çocuğun alnı soğuk olduğu halde yine de ateşi olabilir. Vücut ısısının gerçekten kaç derece olduğunu ancak koltuk altına termometre koyarak belirleyebiliriz. Ana baba içgüdüyle hasta çocuğu her zamankinden daha fazla sarıp sarmalamaya çalışır ama bu bebeğin daha da fazla rahatsız olmasına neden olur. Bebeğin ateşi varsa ya üstünü biraz açınız ya da hiç örtmeyiniz.
Bebeğe bol bol su vermeyi unutmayınız. Bebeğe ilaç şişesinin üstünde belirtilen miktarlarda Parasetamol verebilirsiniz ve ateşini düşürmek için ılık suyla banyo yapabilirsiniz. Banyo suyunun bebeği titretecek kadar soğuk olmamasına dikkat ediniz. Bebeğin durumu iyi değilse, ateşlenen bebek altı aylıktan küçükse, bebeğin ateşi 39 dereceden daha fazlaysa veya ateşi 48 saat geçtiği halde hala düşmemişse bebeği doktora götürünüz. Ateşi olan çocuklarda baş veya boyun ağrısı da varsa veya boyunları tutulmuşsa doktora götürmeniz gereklidir.

Eki 19

Bebeklerin yaklaşık olarak yüzde biri ya ölü doğmaktadır ya da doğduktan hemen sonra ölmektedir. Bu olay ana-babayı perişan eder. Olayın hemen ardından şu soru sorulur: Neden ? Bebek ölümünde bazen nedenler doğuştan olma bir sakatlığa veya doğum sırasında ortaya çıkan komplikasyonlara dayanır. Ancak birçok bebek ölümünde nedenler bilinmemektedir.
Birçok ana-baba ölen bebeği kolları arasında tutmak ve onunla biraz olsun beraber olmak ister. Genellikle hastanelerde bu mümkün olabilmektedir. Böylece ana-baba ölen bebeğin fotoğrafını çekebilir, bir tutam saçını, el ve ayak izini alıp evlerine götürebilir. Bazı kişilere bu davranışlar tuhaf gelse de ölen bebeklerini son bir kez olsun görmek isteyen ana-babalar çocuklarından bir hatıra kaldığı ve onunla gereğince vedalaşabildikleri için içlerini rahat hissederler. Doğduktan kısa bir süre sonra bebeği ölen bir anne; “oğlumun biraz olsun yanımda kalabildiğine çok memnunum. Böylece onu biraz daha görmek mümkün oldu ve onun hayatımın bir parçası olduğunu anladım” demektedir.
Hastane görevlileri ana-babanın bu acılı ve zor günlerinde onlara yardımcı olmak için ellerinden geleni yapmaktadır. Doğumda veya doğumdan hemen sonra bebeği ölen anne özel odada bakıma alınır. Sütü gelmişse sütü durdurmak için doktor veya ebe ona önerilerde bulunur. Kadının eşi ve akrabaları onu her an ziyaret edebilirler. Hatta bazı hastanelerde kadının gece yanında bir arkadaşının veya akrabasının kalmasına da izin verilir.
Bebek 20 haftalık gebelik süresini doldurmadan ölmüşse buna düşük denir. Bunun için form doldurmaya veya cenaze töreni için hazırlık yapmaya gerek yoktur. Ancak ana-baba düşük yoluyla kaybedilen bebek için dua edilmesini veya bebeğin gömülmesini arzu ediyorsa doktor, ebe veya hastanedeki görevliye bu söylenmelidir.
Doğmadan veya doğduktan hemen sonra ölen bir bebek için duyulan acı uzun yıllardan beri yakından tanıdığımız birisinin ölümü gibi acı verebilir ama bu gerçek genellikle pek bilinmez. Ana-babanın düşük nedeniyle bile olsa bebeğin ölümünden derin bir acı duyması gayet doğaldır. Akraba ve yakınlarının bunu anlamaları gereklidir. Ölüm acısı duymak erkek olsun kadın olsun kişiden kişiye değişen özel bir durumdur. Kişilerin böyle bir duruma değişik tepkileri olabilir ve gereksinimleri farklı olabilir. Bazen kişiler olaya başında üzülmemiş gibi görünebilirler fakat, asıl tepki sonradan ortaya çıkabilir.
Tanıdığınız bir kimsenin bebeği öldüyse veya düşük yaptıysa şunlara dikkat edin. Ana-babaya bebeğin ölümü hakkında neler hissetiklerini sormaktan çekinmeyin. Ölen bebeğe ad verilmişse adını sorun. Böyle bir yaklaşım konuyu açmaktan kaçınmaktan veya sanki hiçbir şey olmamış gibi davranmaktan daha iyidir. Üzüntü içinde olan ana-babayla ölen bebek hakkında konuşmamak sanki bebeklerinin varlığını yadsımak gibi gelebilir. Bazen bebeği ölen ana-babaya “ne zaman isterseniz yine çocuk yapabilirsiniz” veya “belki böylesi daha iyi oldu” gibisinden sözler söylemek onları kırabilir. Ana-babaya yardımcı olmak ve desteklemek, üzüntülerini dinleyip paylaşmak bu dönemi geçirmelerinde yararlı olur.

Eki 19

Bebeklerde süt dişlerinin bakımı, hem bebeğin sağlığı hem de ileride süt dişlerinin yerine gelecek olan ikincil dişlerin sağlam olması açısından önemlidir.
Süt dişlerinin sağlam olması neden önemlidir ?
Dişleri sağlam olan bebekler, sağlıkları için gerekli besleyici maddeleri içeren gıdaları yiyebilirler. Çürük dişler ağrı yapar ve bebeğin sağlığı için önemli olan meyve ve sebze gibi sert besinleri çiğnemek zor gelir. Çocuk bu yüzden yemek yemek istemez veya gerektiğinden daha uzun bir süre çiğnemesi kolay olan yumuşak gıdalarla beslenir.
Süt dişleri, bebeğin konuşmayı öğrenmesine yardım eder.
Süt dişleri aralıklı olarak dizildiklerinden alttan gelen ikincil dişlere çıkacak yer bırakırlar. Çürüdükleri için çekilen süt dişlerinin yerine, geride kalan dişler kaymaya başlar ve ikincil dişlere çıkacak yer kalmaz. Böylece dişler birbirinin üzerinden çarpık çarpık çıkarlar ve sonradan tedavisi pahalı olur.
Bebeğin ilk dişleri ne zaman çıkmaya başlar?
Süt dişleri genellikle bebeğin üç veya 15 aylık olduğu yaşlarda çıkmaya başlar. Çocuk iki, iki buçuk yaşına geldiği zaman ağzında çıkması gereken 20 dişin hepsinin bulunması gerekir.
Bebeğin dişleri nasıl temizlenir ?
Bebeğin dişleri başlangıçta hergün temiz bir elbeziyle silinir. Diş macunu gerekmez. Bir yıl sonra dişler, bebeklere mahsus yumuşak bir diş fırçasıyla ve diş macunu kullanmadan, mümkünse, günde iki kez fırçalanır. Diş temizliğini günde bir kez yapacaksanız bunu bebek gece uykusuna yatmadan önce yapmaya dikkat edin. Çocuk yaklaşık iki yaşına geldiği zaman, tükürmesini öğrenmişse, dişlerini temizlerken içindeki floru az olan bir diş macunundan biraz kullanılabilir. Diş macununu fırçaya biraz bulaştırmak yeterlidir. Diş macununun miktarı çocuk altı yaşına gelinceye kadar yavaş yavaş artırılarak bir bezelye büyüklüğüne getirilir. Eczacıdan floru az bir diş macunu isteyin veya üzerinde “düşük florid” yazısı olan bir diş macunu satın alın.
Anne ve baba çocuğun süt dişlerinin çürümesini daha başka nasıl önleyebilirler ?
Özellikle geceleri, bebeğe yatıştırma biberonu vermekten vazgeçin.
Çocuklarda diş çürümesinin başta gelen nedeni, yatağa yatırırken içinde meyve suyu, şekerli bir içecek hatta süt bulunan bir biberonu ağzına dayamaktır. Çocukların dişleri bu tür sıvıların içinde yüzerken, diş çürümesine neden olan bakterilere davetiye çıkar. Bebeğin bütün gün biberonla bu tür içecekleri emmesi de diş çürümesine neden olur. Yemek saatlerinde süt veya biraz meyve suyuna izin vardır. Ancak, yemek aralarında ve geceleri biberon verilecekse, içine önceden kaynatılmış ve içine şeker katılmamış su koymak, en iyisidir.
Çocuklara yemek aralarında tatlı şeyler vermeyin. Bunlar yemek sonunda verilebilir.
Kendi dişlerinizin ve dişetlerinizin sağlığına da dikkat edin. Anne baba bebeği öptükleri zaman veya bebeğin yemeğinin tadına baktıkları zaman kendi ağızlarındaki diş çürüten bakteriler bebeklere de geçer.
Anne baba bebeğin diş çıkarmakta olduğunu nasıl anlayabilir ?
Bebeğin huysuzlanması, ağzından salyasının akması ve eline geçen herşeyi ağzına götürmesi diş çıkarmaya başladığını gösterir. Dişetlerinde kızarıklık, kabarma ve sertleşme olabilir. Soğuk bir şeyle dişlerini kaşıması diş acısına iyi gelebilir. Bunun için bir diş halkasını buzdolabında hazır tutabilirsiniz. Diş çıkaran bebeğin ateşi de olabilir; ancak, ateş başka şeylerin de belirtisi olabileceğinden, kuşkunuz varsa doktorunuzu görün.
Emzik kullanmak çocukların dişlerini bozar mı?
Üç yaşına gelmeden önce çocuğun emzik veya başparmağını emmesi normaldir. Üç yaşından sonra bu alışkanlıktan vazgeçmesine çalışılmalıdır. Çünkü emzik veya başparmak ön dişleri dışarıya doğru iter.
Bebek ne zaman dişçiye götürülmelidir?
Bebek iki yaş civarındayken dişçiye götürülmelidir. Böylece herhangi bir sorun varsa erkenden tedavi edilebilir ve çocuk dişçiye alışır.

Eki 19

Bir aylıktan bir yaşına kadar olan bebekler arasında ölüme neden olan en büyük faktör, “beşik ölümü” denilen Ani Bebek Ölümü Sendromu’dur. Her hafta ortalama 200 bebek bu nedenle ölmektedir (ABD). Ölen bebeklerin çoğunluğu altı aylıktan küçüktür ve ölümler yaz aylarından daha çok kış aylarında meydana gelmektedir. Bebekler, günün ve gecenin her saatinde, beşikte, bebek arabasında, araba içinde, bebeklerin yatırıldıkları sepetten beşiklerde, hatta ana babalarının kolları arasında bile ABÖS’den ölebilmektedir. ABÖS bir hastalık değildir. Terim, sağlıklı veya oldukça sağlıklı görünen bir bebeğin, aniden ve bilinmeyen bir nedenden dolayı öldüğü olaylar için kullanılmaktadır. Bebeklerin ölüm nedenleri otopsi sonucu bile belirlenememektedir.
Bu konuda iyi haberler şunlardır. ABÖS tehlikesi hakkında halkın eğitilmesi sonucu olarak, son altı yıl içinde ABÖS olayları yaklaşık olarak %50 oranında azalmıştır. ABÖS’nun nedenleri hala bilinmemekle birlikte, Avustralya ve dünyanın diğer ülkelerinde yapılan araştırmalar, ana babaların, büyük anne ve büyük babaların ve çocuklara bakan diğer kişilerin, bazı noktalara dikkat ederek, tehlikeyi azaltabileceklerini göstermektedir.
Bebeğin sırtüstü yatmasına dikkat ediniz.
Bebekler yüzükoyun yatırılırlarsa ABÖS tehlikesi artmaktadır. Yakın bir zamana kadar, ana babalara bebekleri sırtüstü veya yan yatırmaları öğütlenmekteydi. Oysa yan yatırılan bebek yüzüstü dönebilir. Ana babalar sırtüstü yatan bebeğin kusarsa; kusmuğundan boğulacağından endişe etseler bile sırtüstü yatırılan sağlıklı bebeklerin kusmuktan ölme olanağı daha fazla değildir. Ancak bebek hastaysa, doktor veya hemşire bebeği yüzükoyun veya yan yatırmanızı söyleyebilir.
Bebek uyurken başının örtülmemiş olmasına dikkat ediniz. Bebeğin yatakta başı örtülerle kapanırsa ABÖS tehlikesi artmaktadır. Battaniye ve çarşafların serbest bırakılması, bebeğin bunların altına kayarak başının örtülmesine neden olabilir. Bebeği yatırdıktan sonra üstünü emin bir şekilde örtünüz. Bebek bir yaşına gelinceye kadar emniyetle örtülemeyecek yorgan veya yatak örtüleri kullanmayınız ve bebegin beşiğinin içinde yumuşak oyuncaklar, yastıklar ve destek yastıkları bulundurmayınız. Bebeğin yastığa gereksinimi yoktur. Bebeğin yatağı sert, temiz ve beşiğe uygun olmalıdır. Bebekleri su yatağına veya içi pılı pırtıyla doldurulmuş torbaların üstüne yatırmayınız. Bebeği beşiğine, ayakları beşiğin ayak ucuna gelecek biçimde yatırınız.
Bebeği doğumdan önce ve doğumdan sonra sigara dumanından koruyunuz
Anne gebeyken sigara içerse ABÖS tehlikesi artmaktadır. Babanın karısının gebeliği sırasında sigara içmesi de ABÖS tehlikesini arttırabilir. Ana baba sigara içmiyorlarsa ABÖS tehlikesi azalmaktadır. Tütün dumanına maruz kalan bebeklerde ABÖS tehlikesi artmaktadır. Bu nedenle evde, arabada veya nerede olursa olsun bebeğin yanında hiç kimsenin sigara içmesine izin vermeyiniz. Sigara içiyor ve bırakmakta güçlük çekiyorsanız, doktorunuzdan yardım isteyiniz.
ABÖS tehlikesini azaltmak konusunda soracağınız sorular varsa doktorunuzla, hemşire ve ebelerle konuşmanız yerinde olur.

Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet