Wordpress Themes
Ağu 19
30 yaşla birlikte ciltte ilk yatay çizgilenmeler başlar…bunlar ilk S.O.S. sinyalleridir! Panik yok: bilinçli ve düzenli bakımlar yeterli olacaktır.
30 yaş: cilt bakımını ciddiye almak
Beslenme
Artık yaş gereği hayatın tam içindesiniz. İş veya ev kadınlığı, evlilik, annelik gibi pek çok sorumluluğunuz var. 20 li yaşlara göre daha stresli ve yorgun olmanız doğal. 30 lu yaşlar genellikle kadınların kendilerine fazla vakit ayırmadıkları yaşlardır. Beslenme düzeni de genelde bu yaşlarda bozulur, fazla kilolarla bu yaşlarda tanışılır.

Yorgunluğa karşı enerji kazanmak için proteinli yiyeceklerden yardım alabilirsiniz. Sadece et değil, yoğurt, peynir ve cevizi yemek listenizden eksik etmeyin. Her öğünde 7 g. protein almanız kaybettiğiniz enerjiyi geri kazanmanız için yeterlidir. İçecek olarak su ve meyve suyu tercih edin.
Öte yandan, fazla kilo almaktan korkuyor olabilirsiniz. Etten ve tüm yağlardan sakınmak tek çözüm değildir. Yağ asitleri ve protein eksikliği bedensel ve zihinsel zayıflamaya neden olabilir, bu nedenle bunları sofranızdan tamamen kaldırmanız çok doğru değildir.
30 lu yaşlarda çocuk sahibi olmak projeler arasındadır. Hamilelik sırasında doktor kontrolü altında fazla kilo almamaya dikkat edin.
Bakım
YÜZ BAKIMI

30 lu yaşlarda epiderm daha hızla nem kaybeder. Ciltte yavaş yavaş elastikiyet, dirilik ve canlılık kaybı başlar, 20 li yaşlarda başlayan ilk çizgiler daha belirgin hale gelir. Stres ve yorgunluk ciltte parlaklık azalmalarına neden olur. Bu sizi tedirgin etmesin, sadece cildinize karşı dikkatli ve özenli olmanız yeterlidir.
Günlük bakımınız yeni hücrelerin oluşumunu ve kolajen sentezini harekete geçirecek, cildi besleyecek, üst katmanları nemlendirecek ve serbest radikallerle savaşacak özelliklere sahip olmalıdır. Bu arada yüz bakımınıza verdiğiniz önemi boyun ve dekoltenize de vermelisiniz.

Göz çevresindeki derinin ince olmasından dolayı özel olarak göz çevresi için hazırlanmış, yağlı olmayan ürünler tercih edin. İlk kırışıklıklar göz çevresinde başlar unutmayın. Uyandığınız zaman gözlerinizde şişme oluyorsa çayla kompres uygulayın.
30 lu yaşlarda haftalık arındırma mutlaka gereklidir. Haftada 1 kez cildinizi arındırıcı bir ürünle ölü hücrelerden temizleyip, hemen arkasından cildinizin ihtiyacına göre besleyici, nemlendirici veya güçlendirici bir maske uygulayın.
İlkbahar ve sonbaharda yaz güneşinden veya kış soğuğundan yıpranan cildinizi toparlamak için konsantre bakım ürünleriyle minik bir kür uygulamanız yerinde olur.
Unutmayın, sadece cilt bakımı uygulamak yeterli değildir; yaşam tarzınız, beslenme alışkanlıklarınız da cilt sağlığı için önemli faktörlerdir. Alkolden, sigaradan, çok sıcak veya çok kuru ortamlardan, fazla güneşlenmeden, uykusuzluktan ve mümkün olduğunca stresten uzak bir yaşam tarzını benimseyin.
VÜCUT BAKIMI
30 lu yaşlarda dolaşım sistemi tembelleşir, hücre değişimi yavaşlar, toksin birikimi artar. Sonuç: daha belirgin bir selülit. Bu sorun için çok da fazla çözüm yoktur. Evde veya enstitülerde yaptırılan masajla dolaşımı hareketlendirmek, spor yapmak, doğru beslenmek, güçlendirici ve sıkılaştırıcı vücut bakımları yapmak gerekir.
Göğüsleriniz de hafif de olsa sarkma başladıysa ya da önlem olarak onlara dirilik kazandırmak istiyorsanız pektoral kasları geliştirecek egzersizler yapın, duştan ve banyodan sonra göğüslerinize soğuk duş tutun. Dik durmaya özen gösterin.
Haftada 1 kez vücudunuzu ölü hücrelerden arındırıcı bir ürün uygulayın. Özellikle topuk, dirsek ve dizlerinizde inatçı davranın. Banyo veya duştan sonra nemlendirici bir süt veya kremi tüm vücudunuza uygulayın; eğer deriniz çok kuruysa vücut yağları ile besleyin.
Makyaj
Yüzünüzü bembeyaz gösterecek açık renkli pudralar kullanmayın, hafif bronzluk verenleri tercih edin. Bronz renkli pudralar hem her cilt rengine uyar hem de daha sağlıklı ve canlı bir görünüm sağlar. Bronz pudrayı yanaklarınıza, kaş altlarınıza, alnınıza ve çenenize hafifçe uygulayın.

Makyajınızda mutlaka denge sağlayın: ya gözlerinizi ya da dudaklarınızı vurgulayın.
Gözlerinizin altında yorgunluktan oluşan halkalar varsa, asla alt göz kapağınıza eye-liner ve rimel uygulamayın. Bu, halkaları daha belirgin hale getirir. Böyle bir durumda tüm üst göz kapağınıza açık tonda bir far sürün ve üst kirpiklerinize tek kat rimel uygulayın
Ağu 19
Bu aydan itibaren her ay sırayla 20-30-40 ve 50 li yaşlarda güzel görünmenin sırlarını paylaşacağız sizlerle. Kadın her yaşta güzeldir ama doğaya da yardım etmek gerekir diyerek 20 li yaşlarla konumuza başlıyoruz.
20 yaş: önceden davranmak
Beslenme
Son zamanların modasına uyup, fast-food mu besleniyorsunuz? Bu durumda az sebze ve meyve tüketiyor, su veya süt yerine gazlı içecekler içiyorsunuz demektir. Alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekiyor, çünkü güzel bir cilt önce tabakta başlar.

20 li yaşlarda vücudun en çok demir ve kalsiyuma ihtiyacı vardır. Ama genç kadınlar bunları pek tüketmezler. Demir eksikliği kanda hemoglobin azalmasına ve hücrelere yeterli oksijen taşınamamasına neden olur. Bu da enerji azalması, enfeksiyonlara karşı direnç düşüklüğü ve ciltte kötüye gidişle kendini gösterir. Böyle bir duruma sebebiyet vermemek için demir bakımından zengin yiyecekler tercih edin: et, bazı deniz ürünleri, sebzelerin yaprakları ve baklagiller gibi.
Kalsiyum ise kemik gelişimine yardımcıdır. 20-30 yaş arası kemik yoğunluğunu artırmak önemlidir. Kalsiyumun belli başlı kaynakları, süt, baklagiller, yeşil sebzeler ve cevizdir. Ayrıca, vücutta var olan kalsiyumu azaltacak, alkol, sigara ve kahveden uzak durulmalıdır.
Protein, kas, cilt ve saç dokularının iyi kalitede olması ve antikor üretimi için gereklidir. Ayrıca enerji için vücuda süper bir yakıttır. Protein için, et, yumurta, süt ürünleri, soya, baklagiller, ceviz, keten tohumu, kabak çekirdeği ve ay çekirdeği tüketin.
Yemek aralarında, kalsiyum ve protein açısından pratik yiyecekler tercih edin. Örneğin, küçük kutularda yoğurt yiyebilirsiniz.

Ve…sigara, sigara, sigara. Kanser riskini bir tarafa bırakırsak, nikotinin cildin erken yaşlanması üzerinde yıkıcı etkileri vardır. Gözenekleri tıkar, cilt rengini soluklaştırır, cildi nemsizleştirir, sigara içerken yapılan hareketler göz çevresinde kaz ayaklarına ve dudak çevresinde kırışıklıklara neden olur. Eğer yine de sigaradan bir türlü vazgeçemiyorsanız günde en az 30 mg C vitamini almaya çalışın: bir portakal yiyin, 70 mg C vitamini içerir.
Bakım
YÜZ BAKIMI
Sağlıklı bir cilt için bakım 3 aşamadır: temizlik, nemlendirme ve arındırma.
Cildinizi sabah ve akşam mutlaka temizlemeniz gerekir. Sabunsuz temizleyiciler tercih edin. Cildinizi iyice durulayıp, kuruladıktan sonra alkolsüz bir tonik uygulayın. Tonik, gözeneklerinizi sıkılaştıracak, cildinizin pH dengesini düzenleyecek ve temizleyici ürünün artıklarını alacaktır. Temizleme işleminden sonra cildinize ihtiyacı olan nemi vermek için cilt tipinize uygun nemlendirici bir ürün uygulayın.
Cildiniz yağlıysa haftada 1 kez, kuru ise 2 kez arındırıcı bakım uygulayın. Böylece hem cildinizi ölü hücrelerden temizlemiş hem de siyah nokta oluşmasını engellemiş olursunuz.

25 yaşından sonra göz çevrenizde belirmeye başlayan ince çizgilerin silikleşmesi ve derinleşmemesi için bir göz çevresi kremi kullanmanız yerinde olacaktır. Ayrıca çok yorgun olduğunuz zamanlarda canlandırıcı bir serumla mini bir kür de uygulayabilirsiniz.
Cildiniz yaşınız gereği güzel ve pırıl pırıl. Şanslısınız ama bunu devam ettirmek için dış etkenlerden özellikle de güneşten cildinizi mutlaka koruyun; sokağa çıkarken güneş koruma faktörlü bir krem kullanmayı alışkanlık hale getirin…kışın bile! Hiç aklınızdan çıkarmayın, güneş ışınları cilt yaşlanmasından % 70 sorumludur.
VÜCUT BAKIMI
Banyo veya duşta sabunlanmadan önce dirsek, diz ve topuklarınızı doğal bir sünger veya banyo eldiveni ile sürtün. Böylece bu bölgelerinizde pürtükler oluşmasını engellemiş olursunuz. Haftada 1 kez de vücudunuzu ölü hücrelerden arındırın.

Banyo veya duştan sonra tüm vücudunuzu nemlendirin. Cildiniz yağlı veya normal ise losyon veya süt; kuru veya nemsiz ise krem tercih edin. Bu yaşlarda bakımınıza verdiğiniz önemin ileride pek çok faydasını göreceksiniz.
Makyaj
Altın kural: doğal olun. Cildinizi kat kat ürünle doldurmayın. Sizin yaşınızda yüzünüzün sadece bazı bölgelerini vurgulayıcı makyaj yapmanız yeterli: gözler veya dudaklar.
Nötr renkler tercih edin: pembemsi bej, hafif bir kahve tonu, uçuk pembe gibi. Parlak ve yoğun renkleri daha çok gece çıkarken kullanın.

Bu yaşlarda fondöten kullanmanız gerekmez. Toz pudra ile cilt renginizi eşitleyebilir ve parlamayı engelleyebilirsiniz. Ama illa ki kullanmak istiyorsanız, o zaman kompakt bir fondöten tercih edin ve nemli bir sünger yardımıyla sadece yüz konturuna ve burnunuza uygulayın. Bir diğer uygulayabileceğiniz yöntem ise, nemlendiricinizin içine biraz fondöten karıştırıp sürmektir. Böylece yaşınıza uygun ve oldukça doğal bir görünüm elde edersiniz. Yanaklarınıza hafifçe dokunduracağınız pembe bir allıkla ten makyajınızı tamamlayabilirsiniz.
Dudaklarınıza ise açık renk bir ruju ince bir kat olarak sürün, üzerine bir kat da parlatıcı uygulayın.

Kaşlarınızı fazla almayın. Bilin ki yaşınız ilerledikçe zaten azalacaklar. Bir öneri: bir estetisyene danışarak kaşlarınızın doğal hattını belirleyin ve kaşlarınızı alırken bu hatta sadık kalın
Ağu 19

Yeşil sebze diyeti
Hedef: Haftada 3-4 kilo.
Günlük kalori: 600 Kcal
Lifli besinlere dayalı bu diyet yeşilliklerle de destekleniyor. Bu diyette acıkınca tüketilebilecek tek şey bol su. Su dışında her türlü içecek kesinlikle yasak.
Genel bir diyet/zayıflama programı olarak diyetisyenler tarafından tercih edilmeyen bu düşük kalorili diyet tekrarlı olarak uygulanmamalıdır.
Bu diyetin günlük menüleri:
1.GÜN
Sabah : Buğday, yulaf gibi tahıllarla hazırlanmış besinler.
Öğle : Sadece yeşil yapraklı sebzelerden oluşan bol peynirli salata.
Akşam : Çok az tereyağında pişirilmiş mantar, avokado, zeytin ve yeşil sebzelerden oluşan salata.
2.GÜN
Sabah : Buğday, yulaf gibi tahıllarla hazırlanmış besinler.
Öğle : Sadece yeşil yapraklı sebzelerden oluşan bol peynirli salata.
Akşam : Çok az tereyağında pişirilmiş mantar, avokado, zeytin ve yeşil sebzelerden oluşan salata.
3.GÜN
Sabah : Buğday, yulaf gibi tahıllarla hazırlanmış besinler.
Öğle : Sadece yeşil yapraklı sebzelerden oluşan bol peynirli salata.
Akşam : Çok az tereyağında pişirilmiş mantar, avokado, zeytin ve yeşil sebzelerden oluşan salata.

Ağu 19

Vejeteryan diyetlerin çoğu dikkatli düzenlendiği takdirde besin ögeleri yönünden yeterlidir. Özellikle vejeteryan diyet az da olsa bazı hayvansal besinleri içeriyorsa tüm besin ögelerini bu diyetle karşılamak mümkündür. Süt, peynir ve veya yumurta yiyen vejeteryanlarda hiç hayvansal besin yemeyenlere oranla besin ögesi yetersizliklerine çok az rastlanır. Ancak veganlar, fruvitaryanlar ve Zen makrobiyotik diyet uygulayanlar protein, riboflavin, B12 vitamini, demir, kalsiyum ve çinkoyu yeterince alamayabilirler.
B12 vitamini yetersizliği yönünden riskli gruplardan biridir. Bu risk özellikle hayvansal besinleri hiç tüketmeyen veganlar için önem taşımaktadır. Laktovejeteryanlar süt ve türevlerinden, laktoovovejeteryanlar da bunlara ek olarak yumurtadan yeterli B12 vitamini almaktadırlar. Veganlarda genellikle serum total B12 vitamini düzeyleri bir miktar düşük olmasına karşın beklenenin aksine klinik ve biyokimyasal yetersizlik belirtilerine sık rastlanmaz. Bunun nedenlerinden biri gelişmiş ülkelerdeki veganların düzenli olarak vitamin B12 içeren multivitamin ilaçlarının kullanmalarıdır. Az gelişmiş ülkelerde ise diyete kontamine olan bakteriler B12 vitamini sentezleyerek alıma katkıda bulunmaktadırlar. Ayrıca vejeteryanlarda B12 vitamininin enterohepatik dolaşımının daha etkin olduğu, ince barsaklara safrayla ve besinlerden bakteri kontaminasyonu ile gelen vitaminin geri emiliminin % 100 e kadar ulaştığı bildirilmektedir. Böylelikle yetersizliğin başlaması 20-30 yıla kadar uzamaktadır.
Vejeteryanlarda yetersizliği kolaylaştırabilecek en önemli faktör mide veya pankreas bozukluklarıdır. Bu durumda yetersizlik 1-3 yıl gibi daha kısa sürede ortaya çıkabilir. Vejeteryan annelerin bebeklerinde B12 vitamini yetersizliği görülebilir. Annenin sütündeki vitamin miktarı da oldukça düşüktür. Bebekler ilk 4 ay normal iken daha sonra uyuşukluk, hareketsizlik gibi yetersizlik belirtileri göstermeye başlarlar. Gelişme geriliği görülebilir. Anneye kobalamin verilmesi, sütün vitamin içeriğini de arttırır. Bebeğe verilen kobalamin düzelme sağlar. Vejeteryan yetişkin ve çocuklarda dengeli bir diyet tüketildiği takdirde demir depoları bir miktar düşük olmasına karşın aşikar anemi omnivorlardan (hem hayvansal hem bitkisel yiyenlerden) farklılık göstermemektedir. Ancak Kanada’ya göç etmiş laktoovovejeteryanlarda demir yetersizliği anemisi rapor edilmiştir. Bunda mayalandırılmamış tam buğday unundan yapılmış çapati, taninden zengin baharat ve çayların çok tüketilmesinin rolü olduğu belirtilmiştir. Vejeteryanlarda hem olmayan demirin emilimini arttıran C vitamini kaynaklarının her öğünde ve yeterince alınması, emilimi azaltan çay kahve vb içeceklerin aralarda tüketilmesi ve çok fazla içilmemesi, gebelikte ihtiyacın artması ve zayıflama diyetlerinde diyetle alınabilen miktarın düşük olması nedeniyle demir preparatlarının kullanılması, demir emilimini bozan antiasit gibi ilaçların kullanımına dikkat edilmesi durumunda aynen omnivorlarda olduğu gibi demir yetersizliği anemisinden korunmak mümkün olmaktadır.

Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet