Wordpress Themes
Ağu 11

Özel sağlık sorunları nedeniyle tedavi amaçlı bir diyete ihtiyacı olan insanlar hariç olmak üzere, en iyi genel diyet planı basitçe şöyle dile getirilebilir: meyva, sebze ve hububattan gelen karbonhidratlar; ve et, balık, yumurta ve süt ürünleri gibi protein içeren gıdalar dahil olmak üzere çok çeşitli yiyecekler yiyin. Vitaminler ve mineraller hemen hemen yediğimiz gıdaların hepsinde vardır.
- Diyetinizdeki her tür yağ miktarını azaltın. Ortalama olarak günlük kalorinin neredeyse yüzde 40 ını yağlardan aldığımız tahmin edilmektedir. Bir kişinin toplam yağ tüketimini günlük kalori tüketiminin yüzde 30 una indirme hedefi makuldür. Doymuş yağ tüketimi günlük kalorinin yüzde 10 una düşürülmelidir ve kolesterol tüketimi günde 300 ml den az olmalıdır. Birçok insan için, yağ oranı yüksek bir diyet, çeşitli sağlık sorunlarına yol açan şişmanlığa neden olmaktadır. Ailesinde kalp rahatsızlıkları ve yüksek tansiyon bulunan insanlar, yağ oranı yüksek bir diyet uygularlarsa, özellikle risk altında olabilirler. Diyet ve egzersizler arzu edilir bir vücut ağırlığına ulaşın ve onu koruyun. Şişmanlık, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve koroner kalp hastalığı dahil olmak üzere, birçok hastalığın tedavisini güçleştiren önemli bir etkendir.
- Diyetinizde karmaşık karbonhidrat ve lif miktarını arttırın. Pek çok kişi kalorilerinin çok az bir kısmını karmaşık karbonhidratlardan alma eğilimindedir. Günlük kalorimizin yüzde 50 ilâ 55 ini karbonhidratlardan (meyvalar, sebzeler ve tahıl) alarak, bazı vitaminlerin, minerallerin ve lifin tüketimini arttırırken, yağ tüketimini azaltabiliriz. Günde beş porsiyon ya da daha fazla , meyva ve sebze özel likle yeşil yapraklılar ve san sebzeler ve turunçgiller yemeye çalışın. Günde altı porsiyon ya da daha fazla, ekmek, baklagiller ve tahıllar dahil olmak üzere karmaşık karbonhidratlar yiyin. Liften zengin bir diyet, gıda ların sindirilmesinde ve özümsenmesinde önemli bir rol oynar.
- Uygun miktarlarda protein yiyin. Diyetimiz çoğunlukla, özellikle hayvansal proteinler olmak üzere çok fazla protein içermektedir. Ayrıca aldığınız protein miktarını azaltırsanız, yağ tüketiminizin de düştüğünü farkedebilirsiniz, çünkü alınan yağın büyük kısmı, özellikle kolesterol, hayvani ürünlerde bulunmaktadır. Ama et yemeyi bırakmayın; yalnızca daha az yiyin.
- Sodyum oranı görece düşük gıdaları seçin ve yemeklerinize pişirirken ve masada ektiğiniz tuzun miktarını sınırlayın. Pek çok insan ihtiyacından fazla tuz tüketmektedir. Çoğu insan için, sodyum seviyeleri hiçbir zaman bir sağlık sorununa yolaçmayabilir, ama diyeti nizdeki fazla tuzu düşürmek yine de iyi bir fikirdir. Ailenizde yüksek tansiyon varsa ya da sodyuma duyarlılığınız varsa, diyetinizde tuzu kısıtlamak daha da önemlidir.
- İçki içiyorsanız, alkol tüketiminizi günde bir ya da iki kadehe indirin. Hamileyseniz, hiç içmeyin .
- Kadınlann ve ergenlik çağındaki kızların diyetlerinde daha fazla kalsiyum ve demire ihtiyaç vardır. Kadınların ve genç kızların çoğu sağlıklı büyüme ve kemiklerin ömür boyu bakımı için gerekli olan kalsiyum miktarının yaklaşık yarısını tüketmektedir. Çocuk doğurma yıllarında, birçok kadın ve genç kız sağlığı korumak için gerekli olandan çok daha az demir almaktadır.
- Kendinizin ve çocuklarınızın diyetinin, diş çürümelerinin önlenmesine yardımcı olmak üzere flor içermesine dikkat edin. Florlu su, çocuklarda ve yetişkinlerde diş çürümelerni önemli ölçüde azaltabilir. Suyunuz florlu değilse, diyetle alınan flor için diş hekiminize danışın.
- Doktorunuz söylemedikçe ek vitamin ve mineral almayın. Ne kadar fazla o kadar iyi teorisi, vitaminler ve mineraller için mutlaka geçerli değildir. Vücudunuzun ihtiyaç duyduğu vitaminleri ve mineralleri elde etmenin en iyi yolu, çeşitlilik içeren bir diyettir. Ek vitamin ve mineral almak genellikle zararlı değildir ve diyetiniz bazı açlardan eksikse yararlı olabilir, ama daha fazlası sağlığınıza zarar verebilir.
Bu kurallar, normal beslenmeyi etkileyen durumlarlar ve hastalıklar nedeniyle özel diyetlere ihtiyaç duyanlar için değil, sağlıklı insanlar içindir.

Ağu 11

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), sağlıklı beslenme için 12 temel adımı belirledi. Buna göre, tahıl, taze sebze ve meyve tüketimi artmalı, et yerine kurubaklagil tercih edilmeli. İşte öneriler:
BESLEYİCİ bir diyet yapılmalı. Hayvansal kaynaklı besinler yerine temel olarak bitkisel kaynaklı besinler tercih edilmeli.
GÜNDE birkaç kez, ekmek, makarna, pirinç, patates gibi tahıl grubundaki besinler tüketilmeli.
GÜNDE birkaç kez, taze sebze ve meyve alınmalı.
VÜCUT AĞIRLIĞI (beden kitle indeksi), tercihen her gün yapılan orta düzeyde fiziksel aktiviteyle birlikte önerilen sınırlar içinde tutulmalı. Beden kitle indeksi, kişinin vücut ağırlığının boy uzunluğunun karesine bölünerek elde edilen bir değer. 18.5-24.9 arası normal sayılıyor.
YAĞ alımı kontrol edilmeli. Diyette yağdan gelen enerji oranı yüzde 30’u geçmemeli ve tereyağı, kuyruk yağı gibi doymuş yağlar yerine ayçiçek, mısırözü, soya, zeytinyağı gibi doymamış yağlar tercih edilmeli.
YAĞLI kırmızı etler ve kırmızı et ürünleri yerine mercimek, kuru fasulye, nohut gibi kurubaklagiller ile balık, tavuk ve yağsız etler tercih edilmeli.
SÜT ve süt ürünleri kullanılmalı. Ancak bunların az yağlı ve az tuzlu olmasına dikkat edilmeli.
SEÇİLEN besinler düşük şekerli olmalı, tahıllar, baklagiller gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli.
TUZ tüketimi azaltılmalı. Bir günde alınan tüm tuz miktarı, bir tatlı kaşığını geçmemeli. Tuzun iyotlu olmasına özen gösterilmeli.
GÜNDE iki kereden fazla alkol alınmamalı. Her alınan içki miktarındaki alkol değeri on gramı geçmemeli.
YEMEKLER hijyenik şekilde hazırlanmalı. Haşlama, fırın veya ızgara gibi pişirme yöntemleri kullanarak yemeğe eklenecek yağ azaltılmalı.
BEBEKLERE, ilk 6 ay yalnızca anne sütü verilmeli.

Ağu 11

Arının reçine salgılayan ağaçlardan (çeşitli çam türleri, atkestanesi, gürgen, söğüt, karaağaç, kayın, kestane, kayak tomurcukları gibi.) toplayarak kovan çatlaklarını, kapısını sıvamak için yaptığı maddedir. Yanı sıra kovana girip ölen fare, kertenkele gibi, dışarı atamadıklarını da her yönden zararsız duruma getirebilmek için bu madde ile sıvar. Propolis çok iyi bir dezenfekte maddesidir. Eski Mısırlıları n ölülerini mumyalamakta, Yunanlılar ve Romalıların yaraları tedavi etmekte kullandıkları ileri sürülen propolis, uzun süre ihmale uğramış, hatta unutulmuşsa da, son yıllarda insan sağlığındaki olumlu değeri tekrar anlaşılarak incelenmeye, kullanılmaya başlanmıştır.
Ülkemizde propolise çeşitli adlar verilmektedir: Eğir mumu, eğer mumu, eğil mumu, eğin mumu, eğri mum, girabolu, girebo, kirebeli, kirebolu, pirebolu.
Rengi: Arının topladığı yöreye göre değişirse de, sarımsı kahverengi kırmızımsı yeşildir.
Saklanması: Ağzı sıkıca kapanabilen ışık geçirmez kaplarda 3-8 derece arasında saklanır.
Yan etkileri: İçindeki çiçektozunun %1 insanda alerji yapması dışında herhangi bir yan etkisi yoktur.
Propolis suda erimediğinden toz olarak alındığında bozulmadan dışarı çıkar. En az %70, en çok %90lık alkolde eritilerek kullanılır.
İçindeki birkaç madde: İçindeki maddelerin oranı yöreye göre değişir. (Örneğin içersindeki balmumu oranı %10 ile %40 arasında değişebilir). Reçine, balsam. balmumu, çiçektozları, çeşitli mineraller (alüminyum, bakır, çinko, demir, kalsiyum, mangan, silisyum, stronsiyum, vanadyum), vitaminler (E, H, P, B kompleksi), yağ asitleri. Bunların dışında flavone, vanilin, isovanilin, aminoasit,…
Son yıllarda hekimlerin (araştırmacıların) yayınladığı raporlardan propolisle iyi sonuçlar alındığını okuyoruz. Birçok hastalıkta hastaların büyük bölümünün şikayetlerinin ortadan kalktığı, diğer bölümünde hastalığın görülür derecede gerilediği, çok az bölümünde ise, etkisiz kaldığı bildirilmektedir. Günümüzde birçok hastalığa karşı kullanılmakta, kullanılma alanı daha da genişletilmeye çalışılmaktadır. Genellikle (ergenlik çağına gelen) gençlerde yüzde görülen rahatsız edici sivilcelere (akne) karşı, propolisle hazırlanmış kremle iyi sonuçlar alınmaktadır.

Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet