Eğer siz de iştahınıza hakim olamadığınızı, sürekli bir şeyler yeme arzusu duyduğunuzu düşünüyorsanız, önerilerimize kulak verin.
Yeme isteği beyinde başlıyor
Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılıyor. Bunun sonucu doğal olarak biz de yeme gereği hissediyoruz. Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna neden olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun nedeni kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz.
Atıştırma krizlerinden kurtulun!
Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.
Tat alma duyunuzu uyarın!
Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarlarla yetinmeyi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek de, özellikle tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın iptal olmasına yol açıyor. Ve bu nedenle de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.
Bol bol su için!
Su içmek kendinizi tok hissetmeniz açısından önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek, bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi engelleyecektir.
Yiyecekleri iyice çiğneyin!
Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj!
Güç gerektiren egzersizler yapın!
Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durum da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.
Ruh halinizi düzeltecek, huzursuzluk ve stresten uzaklaşmanızı sağlayacak koşu, ağırlık gibi terleten her türlü egzersiz, sizi hayatınızın aşkına hazırlayacak.
Seks dürtünüzü yükseklere çıkarın
Egzersiz yapmak cinsel isteklerinizi arttırır. Her iki cinste de, egzersiz yapılmasıyla yükselen testosteron hormonu seviyesi libidonun artmasını sağlıyor. En ideal testosteron destekleyicisinin ağırlık çalışmak olduğu belirlendi. Spor yapmak aynı zamanda stresi azalttığından ve insanın hayata daha pozitif bakmasını sağladığından cinsel arayışların artmasını sağlıyor. Spor salonlarında harcadığınız vakit; daha havalı, hareketli ve esnek olmanızı ve yeni pozisyon arayışlarına girmenizi sağlayacaktır.
İmajınızı canlandırın
İdeal cinselliği yaşamanın tek engeli vücut imajıdır. Kadınların çoğu, kendini şişman hissediyor. Zayıf kadınlar bile, vücutlarını olduğu gibi göremiyorlar. Uzmanlar, şişman olmanın ve şişman hissetmenin farklı iki şey olduğunu söylüyor ve kadınlara cinsel durgunluklarından kurtulabilmeleri için spor yapmayı tavsiye ediyor.
Fazla kilolu olmasanız da spor yapmak, vücudunuzla temas halinde olmanızı, daha iyi ve güçlü hissetmenizi ve tedirginliklerinizi azaltmanızı sağlar. Vücudunuza güvenmeye başladığınızda sizinle ilgilenenlerin sayısı artacaktır.
Sağlıklı ve mutlu ilişkiler kurun
Spor yapmanın verdiği pozitif enerji sadece kendinizi iyi hissetmenizi değil, çevrenizdeki insanlara daha olumlu yaklaşmanızı ve ilişkilerinizde daha iyi diyaloglar kurmanızı sağlar. Spor yapmak, ilişkilerde kendimizi daha güvende hissetmemize yardımcı olur.
Uzmanlar, egzersiz yapan kadınların ayrılıklardan daha az etkilendiğini söylüyor. Çünkü spor yapmamanın verdiği güvensizlik insanı daha kıskanç ve sorunlu olmaya itiyor. Daha sağlıklı ve güçlü ilişkileri kurmanın sırrı, egzersizin verdiği pozitif enerjinin kendimize olan güvenimizi arttırmasında yatıyor.
Terle gelen bağlılık
Uzmanlar, birlikte yapılan egzersizin bir çiftin arasındaki bağları güçlendirdiğini söylüyor. Vücudunuzu geliştirmek için başladığınız egzersizler, partnerinizle aranızdaki bağında derinleşmesini sağlıyor.
Sevdiğiniz insanla birlikte egzersiz yapmak, birlikte planlar yaptığınızı, amaçlar belirlediğinizi ve sorumluluklarınızı pekiştirdiğinizi gösteriyor. Partnerinizin sizinle ilgilenmesini sağlayacak ve sizin ilgi çekici olmanızı sağlayacak güç, egzersizle birlikte geliyor.
Spor yapmak çarşaf altındaki zamanınızı olumsuz etkiler mi?
Saatlerce süren egzersizlerin sosyal ve aşk hayatınızı etkileyeceğinden mi korkuyorsunuz? Kaygılanmayın! Psikolojik faydalar sağlayan egzersiz çok fazla zamanınızı almaz. Araştırmalar, her gün yapılan 10 dakikalık egzersizin bile, ruh halinize acayip etkileri olduğunu kanıtlıyor. Kendinizi iyi hissetmeniz için saatlerinizi harcamanız veya spesifik bir spor yapmanız gerekmiyor. Size faydalı olduğunu düşündüğünüz sporu bularak, her gün düzenli olarak egzersiz yapmanız yetiyor.
Diğerlerini de etkileyin
Araştırmalar, spor yapan insanların televizyon karşısında vakit öldüren insanlar yerine kendileri gibi sağlıklı ve bakımlı insanlarla arkadaşlık kurmayı tercih ettiğini gösteriyor. Egzersize vakit ayırmamak, insanı daha negatif ve depresif bir hale getiriyor. İnsanlar, kendilerini seven ve güvenen kişilerle vakit geçirmeyi seviyor. İnsanların aşk hayatında daha güvenli olmalarını sağlayan egzersizler, reddedilmeye karşı korkuların azalmasını da sağlıyor
Şaçlar bir kadın için çok önemlidir. Çünkü bakımlı görünen, ışıl ışıl parlayan saçlar bir kadının güzelliğini ortaya çıkaran en önemli etkendir. Peki ama saç bakımıyla ilgili olarak neler biliyoruz? İşte size özel saç bakımı ile ilgili öneriler ve bilmek istediğiniz herşey…
Önce Doğru Beslenme;
Saçlarınızın donuk ve cansız olduğunu düşünüyorsanız,belkide bakım eksikliğinden değil beslenme tarzınızdan kaynaklanıyordur.75 mg.C vitamini, 100 mikrogram Biotin, 15 mg Çinko, 300 mg Folyo asidi günlük ihtiyacınız.Bu miktarda vitamin ve minerali; yeşil yapraklı sebzeler, Soya filizi, süt ürünleri, çeştli tahıllar içeren ekmekler,Kümes hayvanlarından elde edilen besinler ve balık karşılayabilir.Yeşil yapraklı bitlilerle beslenirken ekşi olanlarından da yemelisiniz ekşi tadı olan bitki ve sebzeler cilde ve saça doğal parlaklık katar.tüm bunları yaparken saçınıza bakımın yanısıra hem dengeli beslenmiş olur hemde cilt bakımınızın yarısını karşılamış olursunuz.
İşte Jojoba mucizesi;
Saman gibi kuru, kırılmış saçlarınız varsa, çözüm jojoba yağında. Bu doğal madde, Güney Amerika çöllerinde yetişen bodur bitkilerin fındığından elde ediliyor.Uzun, yıpranmış saçlara özel ürünlerin temel maddesi, olarak banyomuza yerleşti bile(.Örneğin ;L’Ore’al’den ‘El’Vital Alpha-Jojoba Bakım Şampuanı veya Clairol’den ‘ Herbal.) Bu öz sayesinde kolayca taranabilen saçlar, güneş gibi parlıyor. Bu bakım önerisine ne dersiniz ? Önce hayal edin.
Strese Karşı Masaj ;
Elinizdeki imkanlarla uygulayabileceğiniz kolay bir yöntem,( nane, çam fıstığı ve sedir yağı canlandırıcı ve uyarıcı etki yapıyor).Bir kaç damla yağ esansını bir pipet aracılığı ile saç köklerinize damlatıp dairesel hareketlerle masaj yapın, buda ufak bir öneri, deneyin .
Güçsüz Saç Derisine karşı;
Mineral zengini çamur banyosu .Özellikle ünlülerin kullandığı yöntemlerden biri.
Bütün saçınıza bu balçıkta masaj yapın, 10-15 dakika bekleyin ve normal bir şampuanla yeniden temizleyin.
Bir gizli öneri daha;
Saçlarınızın doğallığı için kullanacağınız şampuan özlerine dikkat edin.Ayrıca damak zevkinden ödün vermeyenlere iyi bir haber: Yeni şampuanların bir çoğu egzotik meyve kokteyleri gibi nefis kokular saçıyor.Yeşil elma özlü, kayısı özlü,kavun özlü ve daha bir çok “Meyve Bakım Şampuanı”.
Boyalı Saçlar İçin Extra Bir Tavsiye;
Saç renginizi uzun süre muhafaza etmek için nemi yapmalı? Çok kolay, çok pratik:
Boyanmamış saçta bile renkli ışıltılar.
Sarışınlara ; Papatya
Kumralara ; Kesatane
Kızıllara ; Kına özlü
Esmerlere ; Nemlendiricili meyve özlü şampuanlar.
Sıradan kullandığınız şampuanlar gibi 2-3 dakika bekletip şapuan tipine uygun bir ürünle durulayınız( saç kremi vb…)
Saçlarınız Şekle Girmeyi Reddederse ;
Bir avuç jöleyi tüm saçınıza dağıtıp, geriye doğru taramayı deneyin. Bu ıslak görünüm şimdi çok moda hemde müthiş pratik. Özellikle bitki özlü jeller ve jöleler kullanın ve bayodan ve bu tür işlemlerden önce doğal malzemelerden üretilmiş bir fıça ile saçlarınızı uzun uzun tarayın.
İşte size bir kaç öneriden sonra ışıltısı ile gözkamaştıran saçlar.
Saç köklerimiz saç tellerine hayat veren organlarımızdır. Saç köklerimiz normal koşullarda saç tellerine yeni kısımlar ekliyerek saçları uzatırlar. Günümüzde saç yapımını hızlandıracak bir çözüm henüz bilinmemektedir.
Bazı ilaçların kullanımı, beslenme bozuklukları stress gibi faktörlere bağlı olarak saç uzamasında yavaşlama olasıdır. Saç köklerinin beslenmesini bozan durumlarda da saç uzaması yavaşlar. Sigara yine damaraları büzücü etkisi ile kan dolaşımını bozan ve besinlerin, oksijenin hücrelere ulaşımını engelleyen bir faktördür. Dikkat edilecek olursa saç uzamasını olumsuz yönde etkileyen faktörler yaşantımızda sık karşılaştığımız faktörler. Saçlarının hızlı uzamasını isteyen kişileride etkileyen faktörlerdir. Saç yapımı ile ilgili olarak bazı vitaminlerin önemli olduğu günümüzde biliniyor. Ancak bu vitamin ve mineraller günlük beslenmemiz yolu ile zaten alınan vitaminlerdir. Zaman zaman takviye olarak bu tip vitaminlerden almak eksiklik varsa düzeltir.
Saçların uzamasını hızlandırmak için yapılacak en iyi şey saçların uzamasını azaltan faktörler ile savaşmaktır.
Sağlıklı beslenme, özellikle sebze ve meyvaların ağırlıklı olduğu beslenme tarzları, bol su içmek, düzenli ve yeterli uyku çok önemlidir. Stress yine salgılattığı adrenalin gibi hormonlar yolu ile damarlarda daralmaya yol açar ve saç köklerinde beslenmeyi bozar. Stresi düşürecek önlemlerde saç uzması açısından önemlidir. Sigara içerdiği nikotin ve karbon mono oksit gazı ile olumsuz etkileri olan bir faktördür. Nikotin damarları daraltırken, karbon mono oksit gazı kanda oksijen taşınmasını bozarak hücre beslenmesini bozarlar. Yeterli besin ve oksijen alamayan saç köklerinin normal üretimlerini yapması zordur. Saç derisine uygulanacak sıcak havlular, hafif masajlar bu bölgede dolaşımı arttıtacak ve saç köklerinin normal beslenmesini sağlayacaktır.
Son Yorumlar