Wordpress Themes
Tem 23

Fast-food besinleri sağlıklı hale getirmek istiyorsanız, kolay ve uygulanabilir bazı yöntemler var. Bunlardan yararlanarak sağlıklı fast-food mönüleri oluşturmanız mümkündür.
Fast-food besinleri çok sık tüketmek zorunda kalıyorsanız, aşağıdaki önerileri uygulayarak kalori-enerji, tuz-şeker ve doymuş yağdan gelen zararları azaltabileceğinizi bilmenizde yarar var.
1. Daha çok sebze ve salata tüketin. Fast-food mönülerini incelerken seçimlerinizi sebze ve salatası bol alternatiflerden yapın. Salatalarınıza hazır salata sosları, peynir, et, tavuk, ekmek, cips parçaları eklemekten kaçının. Yüksek kalorili besinlerle dolu salatalar yerine doğal, katkısız olanları tercih edin. Salatanıza sos değil, limon, sirke veya balzamik ekleyin.
2. Daha küçük porsiyonlar tüketmeye özen gösterin. Küçük porsiyonların daha az kalori, tuz ve doymuş yağ anlamına geldiğini unutmayın.
3. Izgara veya fırında hazırlanan yiyeceklere öncelik verin. Fast-food mönülerinden seçim yaparken, hindi, tavuk, kırmızı et veya köfte ısmarlarken ızgara ya da fırında pişirilenleri seçmeye özen gösterin. Izgara sebzeler varsa onları sipariş edin.
4. Zararlı seçenekleri görmezden gelin. Mönüleri incelerken kızarmış patates, bol şantili dondurma, mayonezli ürünler ve yumurtalı-sucuklu-salamlı pizzaları pas geçin! Fırınlanmış veya haşlanmış patates, sebzeli ince pizza, ince kepek ekmeği ile hazırlanmış ton balıklı ya da tavuklu sandviç deneyin.
5. İçecek siparişlerinize önem verin. Su veya soda sipariş verin. Yağsız ayran ya da taze sıkılmış meyve sularını tercih edin. Büyük boy içecekler yerine küçük boyları tüketin. Ortalama bir fast-food mönüsünün sadece içecek bölümüyle vücudunuza 150-200 kalori yükleyeceğinizi unutmayın. Büyük boy bir kolalı içecek veya meyve suyu konsantresinde bu miktar 500 kaloriye ulaşabiliyor.
6. Tatlıyı boş verin. Fast-food mönülerle ne yaparsanız yapın, bedeninize gereğinden fazla kalori yüklersiniz Bu kalorileri daha da arttırmak istemiyorsanız, tatlı siparişlerinizden vazgeçin. Fast-food restoranlarında tüketeceğiniz herhangi bir tatlı siparişinin en az 200 kalori daha yüklenmek anlamına geldiğinden şüphe etmeyin.

Tem 23

Kilo Verirken Yoğurttan Yararlanın
Uzmanlar yoğurdun yağ yakma özelliği bulunduğunu söyledi.
Yoğurt kilo vermek isteyenler için ideal bir besin kaynağı.
Yararları saymakla bitmeyen yoğurdun, yağ yakma özelliğiyle çabuk kilo vermek ve özellikle karın bölgesindeki fazla kilolardan kurtulmak isteyenler için ideal bir besin olduğu belirlendi.
ABD’de yapılan bir araştırmada, düşük kalorili rejimlerine yoğurt seçeneğini ekleyen ve günde üç öğün yağsız yoğurt yiyen aşırı kiloluların, yoğurtsuz bir diyet programı uygulayanlara oranla % 22 daha fazla kilo verdikleri ve % 61 daha fazla yağ yaktıkları tespit edildi. Yoğurt yiyenlerin ayrıca, karın bölgelerinde % 81 daha fazla yağ yaktıkları ortaya çıktı.
Tennessee Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya katılanlardan Dr. Michael Zemel, yoğurt yiyenlerin kas kütlesinin de diğerlerine oranla iki kat fazla koruduklarını belirtti.

Tem 23
Kilo vermeme şansınız yok

Kulaktan dolma bilgiler kilo vermemize değil, aksine almamıza neden olur. Bir an önce yanlış uygulamalardan vazgeçin, doğruları öğrenin, kilo vermeye başlayın…
Yıllardır doğru zannederek diyetlerimizde yaptığımız bazı bilinçsiz uygulamalar aslında kilo vermemize değil, almamıza neden oluyor. Hatta bazen kilo almakla kalmıyor, sağlığımızı da bozuyoruz. Dr. Murat Topoğlu bugün diyetle ilgili doğrular ve yanlışları anlatıyor…

HER ŞEYDE KALORİ VAR
”Sabahtan akşama kadar hiçbir şey yemiyorum yine de kilo alıyorum. Kocam dünyayı yiyor ama kilo almıyor” diye soranlar olabilir. Bunun altında organik bir hastalık olup olmadığına bakılması gerekir. Ayrıca uyguladığınız diyet acaba sizin bünyenize uygun mu? Ayrıca akşama kadar hiçbir şey yenmemesi de size maalesef kilo verdirmez, vücut kendini korumaya alabilir. Unutmamak gerekir ki su, sade çay ve Türk kahvesinin (şekersiz) haricindeki hemen her şeyde kalori vardır.

KİLO VERMEKLE İŞ BİTMİYOR
Doktora sormadan gelişi güzel eczaneye veya aktar dükkanına gidip zayıflama ilaçları veya çayları alıp içmeyin. Uzmana sormadan idrar söktürücülerin kullanılması vücudun dengesini bozar, bunlardan uzak durun.

Kilolalar verildikten sonra ”Artık ben zayıfladım” diyerek yemeye devam etmek doğru değildir. Diyet veya zayıflama tedavisi bittikten sonra çoğunlukla fazla yemek yenmesine rağmen ilk bir ay alınmaz, ama sonraki aylarda aynı hızda yemeğe devam edilirse kilolar fazlasıyla geri gelebilir.
LİMONLU SU ZAYIFLATMAZ
Sabah aç karnına limonlu su içerek, gün boyunca 10-15 bardak ısırgan, kuşburnu veya diğer çaylardan içerek zayıflayacağınızı düşünmeyin.

Özellikle kadınların loğusalık döneminde aman süt olur diye özellikle yakınları tarafından fazla ve abur cubur yemeğe zorlanması da doğru değildir. Tahinli pekmezler, tatlılar yağlı pasta ve kurabiyeler ile beslenme kilo almamıza ve de bunun çok zor verilmesine yol açar. Şişman çocukların ebeveynleri tarafından ”çocuğumuz gelişme çağında” diyerek doktora götürülmemesi. Sonunda çocuk 20-21 yaşına gelip kemik büyümesini tamamladığında 90-100 kilo olması kaçınılmazdır. Şişman çocuk sağlıklı demek değildir.
Diyet sırasında çok fazla çay ve kahve tüketmek de yanlıştır. Özellikle aç karnına içilirse midede bulantı yapar bulantı olduğunda ise onu bastırmak için yanında kek ve benzeri şeyler yemek zorunda kalırız.
Diyette neden su içilmeli?
Gün içinde 2-2,5 litre su için. Zayıflama sırasında vücut önce kanda dolaşan serbest şekeri kullanır, kandaki şekeri yeteri kadar kullandığında vücut karaciğer içindeki şeker depolarına hücum eder ve onu kullanır. Bu da yetmediği takdirde vücut organizması vücudun yağ depolarını yakmaya başlar. Dolayısıyla kilo vermek yağların parçalanmasıyla başlar. Yalnız bu durumda yağlar parçalandıktan sonra ortada parçalanmış yağ asitleri oluşur. İşte bu yağ asitlerinin vücuttan tam atılması için (idrar ter vs yoluyla) mutlak miktarda fazla suya ihtiyaç vardır.

Eşiniz diyet yapıyorsa ona moral verin, destek olun
Obezitenin (aşırı şişmanlık) ömür boyu mücadele etmek zorunda olduğumuz bir hastalık olduğuna inanmamız gerekir.
Şişmanlığın nedenlerinin % 15′ini organik hastalıklar oluştururken % 85′ini ise psikolojik nedenlere bağlı aşırı miktarda yemek oluşturur.
Aile bireylerinin diyet yaparak zayıflamaya çalışan kişiye yardımcı olması şarttır.
Orta yaşa ulaştığımız zaman gençlikteki gibi metabolizmamız hızlı çalışmayacağı için yediğimiz içtiğimiz şeylere daha dikkat etmemiz gerekir.
Özellikle hamilelik sırasında aşırı beslenmemek gerekir. Gerekli besinleri almak aşırıya kaçmamak şarttır. Aksi takdirde hamilelik hipertansiyonu veya zehirlenmesi oluşabilir.
Evde özellikle eşlerin diyet yaparken birbirlerine destek olması gerekir. Gerekirse beraber diyete girebilirler veya evde fazla miktarda yemek yapılmaz. Kuru yemiş, pastırma, sucuk, salam, kek, pasta gibi yiyeceklerin de evde bulundurulması doğru değildir.

Tem 23
İçinizdeki saate göre zayıflayın!

Günün belli saatlerinde tüketilen ekmek şişkinlik yapıyor, sebze kalçalara hücum ediyor, et ise göğüslerde toplanıyor.
Sadece ne yediğinizi değil, neyi ne zaman yediğinizi de dikkate alarak uygulanan bu rejimle hem favori yemeklerinizden vazgeçmek zorunda kalmayacak hem de zayıflamayı başaracaksınız.

Saat: 06.00-09.00
* Sabahları ilk olarak lipazlar devreye giriyor. En önemli hazım işlemini sağlayan emzimler olarak bilinen lipazlar, besinlerin içinde bulunan yağlara saldırıyor. Hemen hemen aynı sıralarda proteolizler göreve başlıyor. Bu enzim grubu, proteinlerin parçalanmasında önemli bir yer tutuyor. Üçüncü önemli sabah erkeni ise insülin hormonu. Bu hormona göre ya tüm gün açlık hissi oluyor ya da yeme isteği tüm gün normal düzeyde kalıyor. Ö yüzden sabahları biraz yağ ve karbonhidrat şart. Kepekli ekmek, biraz yağ, 1yumurta ve peynir bunun en mükemmel kombinasyonu. Aynı şekilde yulaf ezmesi ve menemen de tercih edilebilir. Şeker , reçel, bal, pasta ve buna benzer kurabiyeler de sabah alındığında insülin salgılama miktarını etkiliyor.

Saat: 12.00-14.00
* Protelizler sabahki yoğunlukta olmasa da halen işbaşındalar. Bunlara diyastazlar da ekleniyor. Bu enzimlerin hepsi besinleri hazmetmenize yardımcı olarak biliniyor. Fazla olmamak kaydıyla biraz yağı da işin içine katabilirsiniz. Karbonhidratları geri plana atmalısınız. En ideal kombinasyon ise 1 parça et veya balığın yanında hafif bir garnitür. Örneğin tavuklu yağsız makarna, somon balığı ve pilav veya kuzu etiyle yapılmış taze fasulye olabilir. Ekmek ve tatlılar öğle yemeği sırasında uzak durmanız gereken besinler arasında yer alıyor.

Saat: 16.00
* İnsülin doruk noktalarına ulaşıyor. Uygun olmayan besinler alındığında protein depoları parçalanıyor, enerji ve moral düzeyiniz anında sıfıra düşüyor. Bu saatlerde canınız ne isterse, aşırıya kaçmadan rahatlıkla yiyebilirsiniz. Taze meyvelere ise sınır dahi koymuyoruz.

Saat: 18.00-19.00
* Bu saate hazmı kolaylaştıran belli başlı yardımcı enzimler yavaş yavaş çekiliyor. Saat 19.00′dan sonra ise bu enzimlerden bir şeyler beklemeyin. Eğer çok aç değilseniz, akşamları kesinlikle hiçbir şey yememeniz daha yerinde olur. Kolay hazmedilir ve hafif besinleri, küçük porsiyonlar halinde yemeye özen gösterin. Örneğin az yağlı balık, deniz ürünleri, sebze ve taze salata en uygun olanlar. Bunlar aynı zamanda sizi doyuracak ve gereksiz yağların depolanmasını da engellecek besinler. Yağlı et yemeklerinden ve pastalardan uzak durun…

Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet