Wordpress Themes
Tem 31

Diyetlerin uzun erimli bir kilo kaybı sağlamadığı ve kişinin sağlığını tehlikeye sokabileceği kaydedildi.
Şişmanlık
Şişmanlık bir yaşam tarzı olarak görülüyor
ABD’deki California Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, insanlar, diyet yaptıkları sürenin ilk altı ayında kilolarının yüzde 5 ile yüzde 10′unu kaybediyorlar.
Ancak veriler, diyetle zayıflayanların üçte ikisinin beş yıl içinde verdiklerinden daha fazla kilo aldıklarını ortaya koyuyor.
Araştırma ekibinin başkanı Profesör Traci Mann, “Diyet yapanların çoğunun verdikleri kiloları, hatta daha fazlasını geri aldıklarını saptadık. Diyetler, insanların çoğuna, sürekli bir kilo kaybı veya sağlık açısından bir yarar getirmiyor.” dedi.
Amerikan Psychologist’ dergisi, sürekli kilo alıp verilmesinin kalp hastalıkları ve felçle ilişkili olduğunu yazdı.

Diyet yapanların çoğunun verdikleri kiloları, hatta daha fazlasını geri aldıklarını saptadık.
Profesör Traci Mann
“Araştırma kapsamına alınanların çoğu hiçbir diyet yapmamaları daha iyi olurdu.” diyen Traci Mann, “böylece bu kişilerin kiloları hemen hemen aynı düzeyde kalır ve vücutları sürekli kilo alıp vermesnin getirdiği tahribatı yaşamazdı” diye devam ediyor.
Amerikan araştırma ekinin başkanı Mann, kimi diyet çalışmalarının, katılımcıların kilolarının tarafsız bir kişi tarafından ölçülmesinden ziyade, katılımcının kendisinin verdiği bilgileri esas aldığını söyledi.
Kimi diğer diyet çalışmalarda da katılımcıların uzun erimdeki gelişiminin izlenmemiş olması nedeniyle sonuçların gerçek tabloyu yansıtmayacağı belirtiliyor.
Yaşam boyu diyet
Yapılan araştırmalardan biri, diyet yapanların yüzde 50’sinin, diyete başladıkları tarihten beş yıl sonra, beş kilo daha almış olduklarını ortaya koydu.
Araştırma belli bir diyeti incelemiyor, genel anlamda diyet yaklaşımlarını değerlendiriyor.
Profesör Traci Mann herkes için makul beslenmenin ve düzenli olarak egzersiz yapmanın en sağlıklı yöntem olduğunu söylüyor.
‘Weight Concern’ adlı örgütün Tıp direktörü Dr.İan Campbell da, birçok insanın diyet konusuna kısa dönemli baktığını kaydetti.
Dr.Campbell, “Verilen kiloların geri alınmaması, bir yaşam boyu sürdürülmesi gereken zorlu bir iş. Kalp hastalığı ya da ruh hastalıkları gibi birşey bu bir bakıma. İlacınızı almazsanız durumunuz kötüleşir.” diyor ve ekliyor:
“Aşırı şişman olan insanlar genellikle dengeli bir yaşam sürmeyen kişiler. Kilo verdikten sonra spor yapmaktan ve sağlıklı beslenmekten vazgeçiyorlar.”

Tem 31
7 farklı renk grubuna göre yiyerek kanserden bile korunmak mümkün. Listeyi gözden geçirin, hayatınıza yeni bir yön verin.

Mor: Bu besinler çok güçlü antioksidan, yani sağlıklı dokuları ve hücreleri koruyucu maddeler içeriyor. Kalp hastalıklarına yakalanma ve kriz riskini azaltıyor. Patlıcan, böğürtlen, üzüm, şarap, kırmızı lahana, mürdüm eriği.

Kırmızı: Kansere karşı güçlü bir kalkan olan ve prostat kanserine karşı koruduğu ispatlanan likopen maddesi içeriyor. Domates, karpuz, kan portakalı.

Turuncu: Sağlıklı gözler ve sağlıklı bir cilt için gerekli olan betakaroten maddesi bulunuyor. Hücreleri zararlı maddelerden koruyor. Kayısı, kavun, havuç, mango, balkabağı.


Sarı-turuncu: Beta - cryptoxanthin adındaki çok güçlü bir antioksidan madde içeriyor ve hücreyi yaşlanmaya karşı koruyor. Limon, portakal, armut, mandalina, greyfurt.


Sarı-yeşil: Lutein adlı antioksidan madde içeren bu sebzeler, katarakt gibi çeşitli göz hastalıklarına karşı savaşıyor. Kabak, salatalık, bezelye, kivi, kıvırcık salata, ıspanak, bakla, avokado.

Yeşil: Toksinlerden arındırıcı özelliği var. Karaciğerin salgıladığı faydalı enzimlerin miktarını artırıyor. İçerdikleri flavanoidler sayesinde kansere ve kalp hastalıklarına karşı koruyor. Brokoli, lahana, Brüksel lahanası.
Tem 31

Bu yiyecekler zayıflatiyor!!!
İngiltere’de yayımlanan Daily Mirror Gazetesi en iyi zayıflatan 10 yiyeceği belirledi. En çok zayıflatan yiyecekler ve vücutta yaptıkları etkiler şöyle…
Esmer pirinç: B Vitamini deposu olması sayesinde proteinleri, yağları parçalıyor, hazmı kolaylaştırıyor.
Greyfurt: Metabolizmayı hızlandırıyor, vücut direncini artırıyor.
Kırmızı üzüm: Dolaşım sistemini temizliyor. İçerdiği lif, vitamin ve mineraller sayesine kolesterolün düşmesine yardımcı oluyor.
Salatalık: Lif zengini olması sayesinde tokluk hissi veriyor. Ayrıca sağlıklı bir su deposu.
Nar: Hormonları dengeliyor. Bu sayede kilonuzu kontrol etmeniz daha kolaylaşıyor. Ayrıca güçlü bir antioksidan.
Adzuki fasulyesi: (Küçük kırmızı fasulye) Fasulyeler arasında en az yağ oranına sahip. Vücutta daha fazla suyu tutuyor.
Brokoli: Lif ve C vitamini deposu. Ayrıca kilo vermeye yarayan kalsiyum içeriyor. Karaciğere iyi geliyor. Hazma yardımcı oluyor.
Elma: Hafif tatlı, bağırsakları harekete geçiriyor.
Kiraz: Yumuşak bir müshil etkisi yapıyor ve kilo kaybına neden oluyor.
Yulaf: Tok ve şişkinlik hissi veriyor. Bir kase lapası vücutta üç kase su tutmayı sağlıyor.

Tem 31
ADANA (AA)- Kanser ilaçlarının üretiminde de kullanılan mantarın, en iyi bitkisel protein kaynağı olduğu ve bünyesinde yağ bulunmadığı bildirildi.
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saadet Büyükalaca, mantarın çok sayıda faydasının bilinmesine rağmen, tüketiminin yeterli düzeyde olmadığını söyledi.
Mantarın bilinen en iyi bitkisel protein kaynağı olduğunu belirten Büyükalaca, ”Vücut, hayvansal gıdalarla, protein kadar da yağ alıyor, ancak mantarda yağ oranı neredeyse sıfır. Mantarla vücut, saf protein alır” dedi.
Mantarın vücudun ihtiyacı olan C, B1, B2, B6 ve D vitaminleri açısından da oldukça zengin olduğunu belirten Büyükalaca, mantarın bünyesinde bol miktarda amino asit bulundurduğunu ve kansızlığa da iyi geldiğini ifade etti.
Doğadan toplanan bazı türlerin kanser tedavisinde de kullanıldığını hatırlatan Büyükalaca, bu türlerin tamamen ihraç edildiğini söyledi.
Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet