Haz 29
Günümüzün değişik yaşam şartları bizi giderek doğal yaşamdan uzaklaştırıyor ve kentlerin içine hapsediyor.
Farklı toplumsal ve sosyal gereksinimler, gündelik yaşamın ritminin yoğunluğu, bedenimizi ve zihnimizi yoran gerginlik ve sıkıntılar ise başta depresyon olmak üzere bedensel ve ruhsal birtakım hastalıkların doğmasına yol açıyor. Oysa birçoğumuz günlük koşuşturmacada kendi beden ve ruh sağlığımızı ihmal ediyoruz. Binlerce yıllık geçmişi olan yoga öğretisi, modern yaşamın getirdiği bedensel ve zihinsel gerginliği gidermek, yaşamı daha huzurlu ve doyurucu kılmak için geçerliliğini koruyan en etkin yöntemlerden biri. Duruş, nefes alıp verme ve yoğunlaşma (konsantrasyon) üzerine kurulmuş olan yoga öğretisi bedenle zihin birlikteliğini içeriyor. Kökeni eski Hint kent uygarlıklarına kadar inen bu öğreti kişinin bedensel, duygusal ve zihinsel açıdan yetkinleşmesi ve kendi iç barışını, iç özgürlüğünü yakalamasını amaçlıyor. Yoga asanalarını (hareketlerini) doğru uygulamak beden sağlığını korumayı sağlıyor, kan dolaşımını düzenliyor, iç organlara masaj etkisi yaparak kasların ve tendonların sağlıklı çalışmasına yardımcı oluyor. Asanaları zihinle uyumlu hale getirmek ise bedensel farkındalığı ve duyarlılığı çoğaltıyor, esnekliği artırıyor. Derin ve doğru nefes almak ayrıca vücudun gevşemesine ve sakinleşmesine yardımcı oluyor. Yaşama karşı olumlu tutum takınmak ve meditasyon uygulamak; özünüzün ortaya çıkmasına, ruhsal dünyanızda doyurucu bir huzur yaşamanıza olanak tanıyor.
Yoga yaparken nelere dikkat etmeliyiz?
•Üstünüze rahat kıyafetler giyin.
•Sert ama rahat bir yer seçin. Altınıza havlu ya da ince bir battaniye serin.
•Düzenli olarak ve mümkün olduğu kadar aynı saatlerde yoga yapın.
•Midenizin boş olmasına dikkat edin. Yemeklerden en az iki saat sonra yogaya başlayın. Önce veya asanalar arasında su içebilirsiniz.
•Gözlerinizi kapalı tutmaya özen gösterin. Böylece dikkatiniz dağıtmaz ve daha rahat konsantre olabilirsiniz.
•Asanaları yaparken doğru nefes alıp vermeye özen gösterin.
•Eğer kalp, sırt, kas ya da kemiklerle ilgili sorunlarınız varsa doktorunuza danışmadan yoga asanalarını yapmayın. Retinayla (gözün ağ tabakası) ilgili rahatsızlığı olanlar ile yüksek tansiyon hastalarının da yoga yapmaya başlamadan önce doktorlarına danışması gerekiyor.
Haz 29
Vücudunuzdaki yağlardan kurtulmak istiyorsanız diyetle birlikte egzersiz yapmanız gerektiğini artık hepiniz biliyorsunuz.
Egzersiz aynı zamanda sağlıklı bir yaşamın da vazgeçilmez bir unsurudur. Bunun yanında egzersizin psikolojik yararları da vardır. Endişeli ve fiziksel yönden güçsüz hissetmediğinizde ruhsal durumunuz çok daha iyi bir seviyeye yükselir. Ayrıca, sanılanın aksine egzersiz sonrası iştahta artma değil, azalma olur. Peki egzersiz yaparken nelere dikkat etmeniz gerekir? İşte size egzersiz yaparken uymanız gereken birkaç kural.
Öncelikle egzersiz yaparken sizi zorlacak hareketlerden kaçınmalısınız.
Egzersizi sabah aç karnına yapmalısınız. Çünkü aç karnına yapılan egzersizlerde, serbest yağ asitleri çok daha hızlı çözülür.
Aynı egzersizi yapmak küçük sakatlanmalara yol açabileceğinden egzersizi uzun süre yapmayıp aynı kasları geliştiren diğer egzersizleri yapın.
İlk etapta birden fazla kas grubunu aynı anda çalıştırıp, daha sonra tek kası çalıştıran egzersizleri tercih edin.
Eğer kilo sorununuz varsa önce sırt ve karın kaslarınızı kuvvetlendirmelisiniz, omurgayı sağlam tutan kaslar, bacak, kol ve omuzlar daha sonraki etaplarda çalıştırılmalıdır.
Yürüyüş yaparken her defasında tempoyu yükseltmelisiniz.
Göbeğiniz sarkıyorsa, karnınızı devamlı içeriye ve yukarıya doğru çekin. Sırt kaslarınızı güçlendirin. Eğer sırtınızın alt kısmını destekleyen kaslar zayıflarsa kamburlaşma başlar. Bel kemiğinizde içeriğe doğru bir eğim olur, göbeğinizin büyüklüğü ortaya çıkar.
Haz 29
Şişmanlık ve sağlıksız beslenmeyle desteklenen karizma dönemi çok eskilerde kaldı. Artık dengeli bir vücuda sahip, sağlığına özen gösteren insanların artması dünya toplumlarında daha güçlü bir bakış açısı yaratmaktadır.
Sağlıklı yaşam akımının yoğunlaştığı şu günlerde yaz mevsiminin de yaklaşmasıyla kısa sürede sonuç alınacak, bölgesel yağların verildiği, kasların meydana çıktığı vücutlar meydana getirmek için paranızı, zamanınızı ve hayallerinizi kaybetmeyin. Sonuç alacağımız daha uzun zaman dilimleri içine yayılmış köklü çözümlere ulaşmak için bilimsel veriler ışığında hayat boyu sağlıklı ve mutlu yaşayabiliriz.
Kaç kilo vermeliyim?
Kilonuz egzersiz bilimcileri açısından çok belirleyici bir unsur değildir. İnsanların kiloları değil yağ ve kas oranlarının dengeli dağılımı önem taşımaktadır. Siz 20 yaşınızdaki kilonuza erişmek için 10 hatta 15 kilo verebilirsiniz, fakat verdiğiniz bu kilolar yağsız vücut kitlesi dediğimiz kas kitlesinin kaybından meydana gelmiş bir süre sonra geriye yağ kitlesi olarak alınacak kilolardır. Sizler vücudunuzdaki yağ kitlesinden şikayetçi olduğunuz için diyet yaparken kaslarınızı kaybediyor daha sonra da bu kiloları geri alarak hem bazal metabolizmanızı yavaşlatıyor, hem de sağlığınızı kaybediyorsunuz. Hiçbirimiz şu insanın vücudu çok güzel çünkü 53 kilo demeyiz. Çünkü insanların kiloları değil yağ ve kas oranlarının dengeli dağılımı önem taşımaktadır.
Bu diyette vücudumu güzelleştireceğim
Bir vücudun görüntü olarak incelenmesi doğru beslenme programıyla mümkün olabilir. Yalnız zayıflayınca kaslarınızın ortaya çıkacağına, şekilli bir vücuda sahip olacağınıza inanıyorsanız yanılıyorsunuz. Doğru beslenme programıyla sadece vücudunuzun, şekil aynı kalarak incelmesini sağlayabilirsiniz. Gelişmesini istediğiniz, diri ve sarkmayan vücuda sahip olabilmek için ağırlık egzersizleri yapmanın büyük önemi vardır. Genel olarak, ağırlık çalışmalarıyla beraber uygulanacak kardiyovasküler (yürüme, bisiklet, kürek) çalışmaları, vücudun şekillenmesini ve doğru gıda alımıyla birikmiş yağların kullanımını hızlandırır.
Diyet mi, dengeli beslenme mi?
Günlük hayat içerisinde düşünmeniz ve karar vermeniz gereken o kadar çok olay oluyor ki, insanlar beslenmelerinde bu stresten uzaklaşmak, rahatlamak için canının istediği gıda maddelerini gereğinden fazla yiyerek sağlıksız bir beslenme uygulamaktadırlar. Daha sonra sağlıklarındaki ve görsel olarak meydana gelen bozulmalardan dolayı diyet yapmaya başlıyorlar. Sağlıklarını geriye kazanıncaya kadar veya kendilerini iyi hissedinceye kadar o diyeti uyguluyor daha sonra düzensiz beslenme programına geri dönerek sağlıksız beslenmeye dönüş yapıyorlar. Beslenme biçimini belirlerken bir beslenme uzmanına danışarak doğru ve dengeli beslenmeyi öğrenirsek hayatımız boyunca diyet yapmamıza gerek kalmadığı gibi canımızın istediği gıda maddelerini de dengeli bir biçimde tüketmekte özgür olabiliriz
Haz 29
Şimdi karar verme zamanı; düzenli ve kişiye uygun egzersiz, aşırı miktarda yemek isteği ortadan kaldırır, tatlıya karşı olan isteği azaltır.
Sağlığımızı korumak ve iyi günde geliştirmek için görsel ve yazılı basından sağlıkla ilgili haberleri büyük bir dikkatle takip etmemize rağmen beslenme ve eğzersiz alışkanlıklarımızı yenilemiyoruz. “Bu kadar dikkat ediyorum ne yapayım egzersiz yapacak vakit yok” şeklindeki kaçışı, bazen de “Sadece karın çevresinde ve kalçalarımda biriken kiloları bir versem sorun kalmayacak” şeklinde fazla kiloları çevrenize kolayca verebileceğinizi inandırmak için söylenmiş sözcüklere aktarmamalıyız. Bu cümleleri tekrarladıkça sizler de söylediklerinize inanıyorsunuz.
Artık sıkıntıdan yediğimiz bisküvileri, çikolataları, tatlıları ve gereksiniminizden fazla aldığınız gıda maddelerini yemezseniz, sağlığınız için çok mu çaba sarfetmiş olursunuz? Sizlere yarın diyet yapmaya başlayın demiyorum. Fakat hayatınız boyunca uygulayacağınız yeterli ve düzenli beslenme alışkanlıklarına hemen başlamanızı öneriyorum. Yeni beslenme düzeninde bütün gıda maddelerinin yeri olduğunu bilmelisiniz, yeter ki dengeli ve doğru zamanlarda tüketilsin. Tamam artık doğru ve düzenli beslenmeye başladım ama 3 gün sonra büyük bir kutlama veya yemek var o gün eski beslenme alışkanlıklarıma döner o günden sonra yeniden düzenli ve dengeli beslenmeye devam ederim diyorsanız, yanılırsınız. Çünkü eski alışkanlıklarınızdan kurtulmak sabır ve azim isteyen bir iştir. Bu yeni beslenme alışkanlıklarını, hayatınızın bir parçası oluncaya kadar bozmamaya çalışmalısınız. Bu alışkanlıkları kazandıktan sonra tabii ki kendinize serbest öğünler verebilirsiniz.
Doğru beslenme programını düzenli bir şekilde uygulayabilmemiz için egzersiz yapmamıza gerek vardır. Bu sizlere biraz inandırıcı gelmeyebilir oysa düzenli ve kişiye uygun egzersizler beyinde bulunan merkezlerin uyarılmasıyla aşırı miktarda yemek isteği ortadan kalkacak, tatlıya karşı olan istek azalacaktır.
Sizlerin şu soruyu sorduğunuzu duyar gibiyim: Spor yaptıktan sonra karnım çok acıkıyor, özellikle canım tatlı ve karbonhidrat istiyor, bunun için de yiyorum. Yüksek tempoda yapılan egzersizler vücudunuzdan çok miktarda karbonhidrat sarfetmenize sebep olacak, böylece beyindeki gıda maddelerinin alınışını sağlayan merkezlerde sizlerin bu açığı kapatmanız için karbonhidratlı gıda maddelerini almanızı isteyecektir. Eğer kişiye özgü egzersiz programı uygulanırsa bu problem ortaya çıkmayacaktır.
Dengeli beslenme programıyla beraber uygulanacak kişiye özgü hazırlanmış egzersiz programları sizlerin daha sağlıklı olmasınızı sağlayacaktır.
Son Yorumlar