Wordpress Themes
Haz 16

İnsanların sigara içme alışkanlığı bugünkü düzeyde sürerse, tütünden bu yüzyıl içinde ölenlerin sayısı geçen yüzyılda ölenlerin 10 katına çıkarak 1 milyarı bulacak.Uluslararası Kansere Karşı Birlik Konferansı’nda bugün yayınlanan Tütün Atlası ve Kanser Atlası’ndaki bilgilere göre, dünyada her yıl ölen 1 milyon 400 milyon kişinin tamamı ya da kanserden ölenlerin 5′te 1′inin ölüm nedeni kanser. Buna sigarayla ilişkili kalp damar hastalıkları ve akciğerle ilgili hastalıklardan ölenler de eklendiğinde ise yıllık ölüm sayısı 5 milyona çıkıyor ve bu sayının artması bekleniyor.

Bu atlaslardaki tahminlere göre dünyada şu anda 1 milyar 250 milyon kişi sigara içiyor ve bunlardan yarısı bu alışkanlıkları yüzünden ölecek.

Kanser Atlası’na göre, her yıl teşhis edilen 10,9 milyon yeni kanser vakasının büyük çoğunluğunu akciğer kanseri oluşturuyor 300 milyon insanın sigara içtiği Çin’de, akciğer kanseri sonuçta her yıl 1 milyon kişiyi öldürecek.

Gelecek 50 yılda sigara içenlerin sayısının yarıya indirilmesi 300 milyon kişinin yaşamını kurtarabilecek olsa da, sigara içenlerin sayısını bu oranda düşürmek olağanüstü bir çaba gösterilmesini gerektiriyor.

Araştırmacılar, dünya çapında sigara alışkanlığında bir düşüş olsa da nüfus artışı nedeniyle düzenli veya biraz artarak yükselecek. Bunlara karşın sigara alışkanlığının azaltılması, dünyadaki kanserli sayısının azaltılmasında en büyük etkiye sahip olacak.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Üst Düzey Politika Danışmanı Dr. Judith Mackay, ”Eğer kanseri ciddiye alır ve şimdi harekete geçersek, 2020′ye dek her yıl 2 milyon, 2040′a dek de her yıl 6,5 milyon canı kurtarabiliriz” dedi.

2002′de yaklaşık 11 milyon yeni kanser vakası vardı ve 7 milyon kişi kanserden öldü. 2020′ye gelindiğinde her yıl 16 milyon yeni kanser vakası ve 10 milyon ölüm olacak.

Bu ölümlerin yüzde 70′inin gelişmekte olan ülkelerde olacağı belirtiliyor. Yeni kanser vakaları ise büyük oranda dünyada yaşlı nüfusunun oranının artmasından kaynaklanacak.

Kanser Atlası’na göre kansere yakalanma oranı gelişmiş ülkelerde daha fazla. ABD’de bir kişinin 65 yaşında kansere yakalanma olasılığı yaklaşık yüzde 18, Umman’da ise bu oran yalnızca yüzde 6. Ama kanser gelişmekte olan ülkelerde hala daha ölümcül.

Haz 16

Yaz tatilinde güneş, kum ve denizin romantizmine kapılıp yeni ilişkilere yelken açanlar dikkat! Korunmasız cinsel ilişki nedeniyle haziran, temmuz ve ağustos aylarında bulaşıcı cinsel hastalıklar da artıyor. Uzmanlar, yaz çapkınlarını uyarıyor: Kondomsuz düşünmeyin bile!

Yaz aylarında cinsel yolla bulaşan hastalıklarda artış olduğu belirlendi. Cinsel Tıp Derneği tarafından, bin kişi üzerinde yapılan araştırmanın ortaya koyduğu çarpıcı sonuçlara göre; cinsel yolla bulaşan hastalıklar en çok haziran, temmuz ve ağustos aylarında görülüyor. En sık şikayet edilen hastalıklar ise gonore (bel soğukluğu), klamidyoz (mantara benzeyen bir enfeksiyon), kandidiyazis (bir çeşit mantar), trikomoniyazis (vajinal enfeksiyon) ve genital herpes (uçuk). Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. A. Cem Keçe, kişilerin yüzde 80′inin hastalıklarını partnerlerinden gizleme eğiliminde olduğuna dikkat çekiyor. Keçe, vatandaşların büyük kısmının sorunu görmezden gelerek cinsel hayatına devam ettiğini ve hastalığın daha da ilerlediğini vurguluyor.

SADAKATLE İLGİSİ YOK
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bir kısmının cinsel ilişki dışında da çeşitli bulaşma yollarının bulunduğunu anlatan Dr. Keçe, “Bu yüzden bu hastalıklardan birine yakalanan kişiyi partnerinin hemen sadakatsizlikle itham etmesi haksızlık olabilir. Bu nedenle hemen suçlamayın, yargısız infaz yapmayın. Dahası cinsel yolla bulaşan hastalıklarda görülen belirtiler başka hastalıklarda da görülebilir ve yalnızca belirtilere dayanarak, tanı konmadan karşı tarafı suçlamak anlamsızdır” uyarısında bulunuyor.

SOSYAL ETKENLER
Çeşitli kültürlerden, çok çeşitli şehirlerden ve ülkelerden gelen insanların bir araya geldiği büyük şehirlerde cinsel yolla bulaşan hastalıklar daha fazla görülüyor. Dr. Keçe’ye göre, büyük kentlerde cinsel hastalıkların daha önemli bir sorun olması, bazı sosyolojik nedenlerden kaynaklanıyor: “Cinsel konularda bilgi ve eğitim yetersizliği, toplumun sosyo-ekonomik yapısında meydana gelen bozukluklar ve özellikle ahlak kavramlarındaki değişiklikler, göçler, iç ve dış turizm, uyuşturucu ve alkol alışkanlıklarının artması, fahişelik, eşcinsellik, genelev alışkanlığı, gizli buluşma yerleri ile mücadele ve kontrollerin yetersizliği, gebeliği önleyici yöntemler ve ilaçlarla gebe kalma korkusunun ortadan kalkması gibi nedenler risk faktörlerinin başında geliyor.”

ŞAKASI YOK, KORUNMAK ŞART!
Yaklaşık 40′tan fazla cinsel yolla bulaşan hastalık olduğunu belirten Dr. Keçe, “Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, ancak cinsel ilişki sırasında bulaşır” diyor ve şöyle devam ediyor: “Doğal olarak birden fazlapartneri olan kişiler daha fazla risk altındadır. AIDS virüsü, hepatit B virüsü ve frengi mikrobu kanda da bulunduğundan cinsel ilişki dışında kan yoluyla da bulaşabilen hastalıklardır. Ama başkasının bardağını veya çatal kaşığını kullanmakla, öksürükle, el sıkışmakla; cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanmazsınız. O yüzden ilişkiye girerken mutlaka kondom kullanılmalı.”

ERKEKLER DAHA ÇOK BULAŞTIRIYOR
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kadının anatomik özellikleri nedeniyle erkekten kadına daha kolay bulaşabiliyor. Hayatı tehdit eden enfeksiyonlar hariç, diğerleri genellikle kadınlarda daha kolay kalıcı hasar bırakıyor ve daha şiddetli belirtilerle ortaya çıkıyor. Kronik seyirli olan bu hastalıklar, bir kez bulaştıktan sonra hiçbir belirti vermese de vücutta enfeksiyon etmeni yaşamaya devam ediyor. Üstelik virüslere bağlı oluşanlar için henüz kesin etkili bir tedavi şekli geliştirilebilmiş değil.

KISIR BIRAKABİLİR
Eğer cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalanıp tedavi ihmal edilirse, bedeli ağır olabilir: Kısırlık ya da kadınlarda dış gebelik gibi… “Cinsel yolla bulaşan hastalıklar genellikle tedavi edilebiliyor” diyen Dr. Keçe, hemen ardından da uyarıyor: “Cinsel yolla bulaşan hastalığa yakalanmak, maalesef AIDS virüsünü almayı kolaylaştırır ve AİDS’in günümüzde tedavisi yok. Hepatit B’den ise aşı ile korunabilirsiniz.”

Haz 16

İdrar yaparken yanma, acıma, sık sık idrara gitme, peniste, vajinada, makatta veya ağızda yaralar, siğiller ve içi su dolu kabarcıklar oluşması, penis, vajina veya makattan su gibi, süt gibi, beyaz, sarımtırak veya yeşil ve kokusu normal vajina akıntısından farklı akıntı olması, kasık kıllarında, makatta veya vajina etrafında kalıntı, kasıklarda şişkinlikler ve bezeler, yumurtalıkların birinde veya her ikisinde ağrı, karnın alt bölümünde ağrı, cinsel ilişkiden sonra kanama… Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda bu belirtilerden biri ya da birkaçı beraberce görülebilir; ancak bunlar başka hastalıklara da bağlı olabilirler. Bu nedenle mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Haz 16

Ürolog Prof. Dr. Remzi Sağlam, yaz aylarında özellikle tatil yerlerinde kişilerin, kendilerini daha özgür hissetmelerine bağlı olarak daha sık cinsel ilişkide bulunduklarını savunuyor. Prof. Sağlam’a göre, yaz aylarında bu artışları önlemenin yolu; gelenek ve aile bağlarına bağlı kalıp tek eşliliğe devam etmek. Sağlam, “Gayri meşru ilişkilerde cinsel yolla bulaşan hastalıklar her dönem karşımıza sorun olarak çıkacaktır” diyor.

Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet