May 23
Skor peşinde koşarak cinsel doyum olmayacağını söyleyen Seksolog Dr. Akif Poroy: Türkiye’deki meselelerinin altında cinsel sorunlar var..
Yıllardır Türkiye’de cinsellikle ilgili araştırmalar yapan Seksolog Dr. Akif Poroy’a göre; memleket meselerinin altında cinsellik yatıyor! Türkiye’nin ve hatta dünyanın sayılı seksologlarından olan Dr. Poroy; Türkiye’nin siyasal ikliminde cinselliğin yeriyle ilgili olarak Yeni Aktüel dergisine açıklamalar yaptı:
* Şehir hayatında tamamen yüzü Batı’ya dönük hatta bu halin abartılı yaşandığı bir durum varken, kırsalda gittikçe daha da karanlığa gidiliyor. Bir tarafta ‘Düzeyli bir ilişkimiz var’ deyip yılda 30 sevgili değiştirenler, bir tarafta hala ‘başlık parası’yla bir nevi kölelik sistemini sürdürenler. Ortaçağ’daki esir pazarları gibi.
Döven erkek makbul
* Kadın-erkek ilişkisi maddiyata dayanıyor şu an. Kimse kimseye kendini özveriyle sunmuyor. Gerçekten ilgi göstermiyor. Dikkat edin artık şehirli, kendi ayakları üzerinde duran kadınlar bile kendilerine şiddet gösteren hatta döven erkeklerle birlikte oluyor. Çünkü o kendisinden daha güçlü. Maddi olarak da statü olarak da… Şehirli kadın ayakları yere bastıkça daha çok güç talep eder oldu. Erkek, güç talep eden kadına şefkat gösterdiğinde ‘çekici’ olmuyor. Şehirde insanlar artık daha serbestçe cinsel deneyim yaşıyor ama herkes yine mutsuz.
Skor doyurmaz
* İşin içinde ruh yoksa, cinsel aktiviteye ruh da dahil olmuyorsa cinsel doyum yaşayamazsınız. İstediğiniz kadar zengin olun, bu güçle istediğiniz kadınla birlikte olun bunu bir ’skor eylemi’ olarak gördüğünüz için cinsel olarak aç kalırsınız!
* Türkiye’de son yıllarda her alanda fanatik akımların güçlenmesinin en önemli nedeni cinselliğin doğru algılanmayışı. Şiddetin, her türlü fanatizmin ortaya çıkış nedeni kesinlikle cinsel doyumsuzluktur!
* Türkiye’de cinsellik kadın ve erkeğin eşit olduğu bir olgu gibi algılanmıyor. Erkek hep önde ve güçlü olmalı diye düşünülüyor. O yüzden bizde hep güçlü olan talep edilir. Aklın ve mantığın yerini güç alır. Güce olan şiddete eğilim de bu yanlış algıdan kaynaklanıyor.
May 23
Bilgisayar bağımlılığının gençlerin asosyal yetişmesine yol açtığı, bu nedenle gençleri bilgisayar başından çekecek alternatif uğraşlar bulunması gerektiği bildirildi. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ünal, “Ergenlik döneminde çeşitli ruhsal ve fiziksel değişimler yaşayan zamane gençliği maalesef bilgisayar başında asosyal, içine kapanık ve çevresiyle iletişim kuramadan yetişiyor. Bu durumdaki çocuklar ileride daha fazla ruhsal sorun yaşıyor” dedi. Ünal, gençleri bilgisayardan uzaklaştırmak için ailelere şu önerilerde bulundu: “Ailece televizyon izlemeyen, misafirliğe gitmeyen ve internetteki sanal arkadaşlarıyla yetişen gençleri bilgisayar başından çekecek alternatif uğraşlar bulunmalı. Bu uğraşların en doğru seçeneği de spordur. Çocuğu; yüzme, basketbol, tenis, jimnastik ya da ilgi duyacağı herhangi bir spor alanına veya müzik kurslarına yönlendirmek en doğru seçenek olur.”
May 23
Bilgisayar bağımlılığının gençlerin asosyal yetişmesine yol açtığı, bu nedenle gençleri bilgisayar başından çekecek alternatif uğraşlar bulunması gerektiği bildirildi. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ünal, “Ergenlik döneminde çeşitli ruhsal ve fiziksel değişimler yaşayan zamane gençliği maalesef bilgisayar başında asosyal, içine kapanık ve çevresiyle iletişim kuramadan yetişiyor. Bu durumdaki çocuklar ileride daha fazla ruhsal sorun yaşıyor” dedi. Ünal, gençleri bilgisayardan uzaklaştırmak için ailelere şu önerilerde bulundu: “Ailece televizyon izlemeyen, misafirliğe gitmeyen ve internetteki sanal arkadaşlarıyla yetişen gençleri bilgisayar başından çekecek alternatif uğraşlar bulunmalı. Bu uğraşların en doğru seçeneği de spordur. Çocuğu; yüzme, basketbol, tenis, jimnastik ya da ilgi duyacağı herhangi bir spor alanına veya müzik kurslarına yönlendirmek en doğru seçenek olur.”
May 23
Evlilik heyecanıyla gelinliğini, düğün mekanını özenerek seçen genç kızlar jinekolojik muayeneyi ihmal ediyor. Oysa genetik ya da cinsel hastalıklara karşı balayı öncesi, hem kadının hem erkeğin check-up’tan geçmesi gerekiyor..
Düğün öncesi mutlaka jinekolojik muayene yapılmasını öneren Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Erol Tavmergen, sorularımızı yanıtladı:
* Türkiye’deki genç kızlar jinekolojik muayene (check-up) konusunda ne kadar duyarlı?
Ülkemizde jinekolojik muayenenin evlendikten sonra yapılması gerektiğine dair yanlış bir kanı var. Bu nedenle evlenmemiş kadınlar özellikle cinsel olarak aktif de değillerse jinekoloğa gitmeyi akılarından bile geçirmiyor. Ülke genelinde; evli olup ciddi bir şikayeti olmadığında jinekolojik kontrollerini yaptıran kadınlar çok az. Hatta ömründe bir kez jinekolojik muayene yaptırmamış kadın sayısı da bir hayli fazla…
ERKEKLER DE YAPTIRMALI
* Balayı sırasında hangi jinekolojik sorunlar yaşanabilir?
Özellikle evlilik öncesi cinsel deneyimi olmayan kadınların bazılarında, kızlık zarlarının anatomik özellikleri nedeniyle ilk cinsel birleşmede fazlaca kanama veya zorluk olabilir. Ayrıca balayı döneminde gerçekleştirilen sık ilişkilerden dolayı enfeksiyonlara duyarlı hale gelinebilir. Bu dönemde gelişen diğer şikayetler ise sistit (sık ve ağrılı idrar yapma) ve mantardır.
* Balayı öncesi jinekolojik muayene neleri kapsamalı?
Evlenmeden önce cinsel ilişkide bulunmamış bir kadın için yapılacak jinekolojik muayene daha ziyade kızlık zarının özellikleri ve dış genital organların anatomisi ile ilgili olur. Anatomik problemlerin varlığı halinde gereken cerrahi düzeltmeler yapılabilir. Ayrıca doğum kontrol yöntemleri hakkında da çift bilgilendirilmeli ve kendileri için en uygun olabilecek yöntemler gözden geçirilmeli.
* Evlilik öncesi yapılacak tarama hangi hastalıkları önleyebilir?
Evlilik öncesi yapılacak jinekolojik muayene ile yumurtalıklarda olabilecek kistler veya varsa rahimle ilgili anormallikler ve miyom benzeri oluşumlar saptanabilir. Yapılacak testler arasında kan sayımı, kan uyumu, talasemi taşıyıcısı olup olmadığı, kızamıkçık, toksoplazma, hepatit ve AIDS (HIV) testleri sayılabilir. Ayrıca evlilik öncesi sadece kadın değil erkek de muayene olmalı. Ailelerde genetik geçişli olabilecek hastalıklar varsa saptanmalı ve alınabilecek önlemler tartışılmalı.
Son Yorumlar