Wordpress Themes
May 22

Baş dönmelerinin yüzde 30′una iç kulak kristallerinin yerinden oynamasının neden olduğu açıklandı. Kulak-Burun-Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Erkan Tarhan, bir denge organı olan iç kulağın içinde gözle görülemeyecek kadar küçük, kum tanesi gibi kristaller bulunduğunu ve bunların darbe, uzun süreli yolculuklar ya da üst solunum yolu enfeksiyonu gibi birçok nedenle yerinden oynayarak, denge sistemini uyardığını belirtti. Dr. Tarhan, “İç kulak kristallerinin oynaması; tüm baş dönmeleri içinde en sık görülenidir” dedi.

May 22

Bugün sıralama turları ile başlayan Formula 1, yarın saat tam 15.00′te İstanbul Park’ta gerçekleşecek. Tüm gözler dünyanın en hızlı pilotlarını takip ederken, nefesler de tutulacak! F1 İstanbul’un sağlık partneri ise uyarıyor: Aman kulaklara dikkat!..

Yarış sırasında yüzlerce kilometre hıza ulaşan F1 araçlarının çıkarttığı sesi dinlemek çok keyifli ama bir o kadar da zararlı. Çünkü bu ses izleyenlerin kulaklarında kalıcı hasar bırakabilir. F1 İstanbul ayağının sağlık partneri Anadolu Sağlık Merkezi’nin KBB uzmanı Op. Dr. Murat Şirin, yarış alanındaki yüksek desibelli sese karşı alınması gereken önlemler konusunda yarışseverleri uyardı: “İç kulak, son derece hassas sinir uçlarından oluşur. Yüksek şiddette gürültüye maruz kalmak, sesin şiddetine ve süresine de bağlı olmak koşuluyla, sinir uçlarında hasara yol açabilir. Bu hasar, birkaç gün süren geçici kulak çınlamasından, kalıcı işitme kaybına kadar gidebilir. Ne yazık ki, işitme sinirinde oluşan kayıplar geri dönüşsüzdür. Bu tip ortamlarda kulak hasarını önlemek için kulaklar için tıkaç ve maske kullanılmalıdır.”

MASKE DE GEREKLİ Şirin kişilerin kendi hazırladıkları tıkaçların, gerekli etkiyi yaratmayacağının da altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Tıkacın koruyucu olabilmesi için dış kulak yoluna tam oturması gerekir. Uygun bir tıkaç, ses şiddetini 15-30 desibel kadar azaltabilir. Kulak maskeleri de, tüm kulak kepçesini kaplayarak, dış kulak yolunu tıkar.”

May 22

İdeal kilonuzun en az 40 kilo üzerindeyseniz, uzmanlar mide kelepçesi taktırmanızı öneriyor. Bu yöntem sayesinde sadece bir yılda kilolarınızın yüzde 50’si gidiyor. 5 yıl içinde ise, yüzde 80′lik bir zayıflama elde ediliyor…..

İdeal kilonuzun en az 40 kilo üzerindeyseniz, uzmanlar mide kelepçesini öneriyor. Aynı zamanda bir doktor olan eski hakem ve spor yazarı Ahmet Çakar; geçen yıl taktırdığı mide kelepçesi ile tam 40 kilo zayıfladı. Kelepçe sayesinde; bir yıl sonunda kiloların yarısı, 5 yıl sonunda ise yüzde 80′i gidiyor. Aşırı kilolarından bir türlü kurtulamayanlar için Medical Park Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, mide kelepçesi ile ilgili sorularımızı yanıtladı:

ÖLÜM RİSKİ AZDIR

* Mide kelepçesi tam olarak nedir? Neden takılıyor? Vücut kitle endeksi (kilo-boy orantısı) 40′ın üzerinde olan kişilerde mide kelepçesi bir çözüm olarak düşünülebilir. Örneğin; boyu 1.65 ve kilosu 110′un üzerinde bir kadına, boyu 1.75 ve kilosu 125′in üzerinde olan bir erkeğe mide kelepçesi düşünülebilir. Bunun yanı sıra aynı kişide şişmanlığa bağlı diyabet, yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, uyku apnesi ve eklem hastalığı olup olmadığına bakarız. Ayrıca diyet, egzersiz ve medikal yaklaşımlara rağmen bir türlü sonuç alamamış olması da gerekmektedir. Bu koşulları taşıyan hastalarda, cerrahi yöntem olarak kısıtlayıcı ya da gıda emilimini azaltıcı yöntemler uygulanabilir. Bu anlamda en sık uygulanan ameliyat şekli de ‘laparoskopik mide bandı’ yani ‘mide kelepçesi’dir.

* Mide kelepçesinin başlıca avantajları nedir? Mide kelepçesi yöntemi minimal travma oluşturur yani herhangi bir bağırsak ya da mide kesilmesi söz konusu değildir. Laparoskopik yapıldığında yarım- 1 santim çapında 4-5 delik yeterlidir. Hastanede kalış süresi kısadır. Cerrahi işleme bağlı komplikasyon ve ölüm riski azdır. Geri dönüşü olan bir uygulamadır.

ARDINDAN DİYET ŞART!

* Ameliyat sonrası kişi istediği her şeyi yiyebilir mi? Bir diyet uygulaması gerekir mi? Mide kelepçesi hakkında böyle bir yanlış yargı var. Sanki kişi ameliyattan sonra canının istediği her şeyi yiyebilir gibi düşünülüyor. Halbuki durum hiç de öyle değil. Aksine kişinin mutlaka diyet yapması ve sağlıklı beslenmesi gerekir. Günlük yiyecek miktarını 3 öğüne bölerek tüketmelidir. Size mide kelepçesi takılmış bir kişinin nasıl beslendiğini şöyle bir örnekle anlatabilirim: Ameliyat sonrası ilk günlerde su ve sıvı yiyecekler alınmalı. Ancak alınan miktar bir buz kalıbını geçmemeli. Çünkü aşırı sıvı alımı da, bulantıya ve kusmaya neden olabilir. Ameliyattan sonraki 1-4 hafta içinde mutlaka sıvı ve yumuşak gıdalar alınmalı. Krema içermeyen çorba, diyet yoğurt, süt, jöle, meyve suyu ya da püre şeklinde meyve tercih edilmeli. Ameliyattan sonraki 4-6 hafta içinde daha katı gıdalara geçilebilir ama iyi çiğnemek şartıyla! Bütün gıdalar iyi çiğnenmelidir. Bunun için gerekirse kişi; diş doktoruna gidip, dişlerini kontrol ettirmelidir. Ekmek, kırmızı et ve pilav sorun yaratabilir. Bu nedenle sindirimi kolay katılıktaki tavuk ve balık gibi gıdalar yenmelidir. Meyve ve sebzeler günde 1-2 kez alınabilir. Kahvaltıda Cornflakes, günde 1-2 dilim ekmek alınabilir. Et, balık ve yumurta; ızgara, buğulama, haşlama ya da mikrodalga yapılarak günde bir kez alınabilir. Süt ve yoğurt günde maksimum 2 porsiyon tüketilebilir. Yağ ise; 3-4 çay kaşığı margarin, zeytinyağı ya da tereyağı tarzında tüketilebilir. İçecekler; tatlandırıcılı çay, kahve, su ve tanesiz çorba tarzında olabilir. Mide kelepçesi takılmış birinin kesinlikle yememesi gereken gıdalar da var. Bunlar; yüksek kalorili içecekler, şuruplar, kekler, bisküviler, tatlılar, marmelatlar, bal, yüksek yağ içeren çikolata, pasta ve cipstir. Alkol almak isteyenler ise, günde bir bardak şaraptan fazla içmemelidir.

2 GÜNDE EVE DÖNÜLÜR

* Kelepçe takılması nasıl bir operasyondur? Ne kadar sürer? Hasta ameliyat öncesi mutlaka bir diyetisyen, psikiyatrist ve endokrinolog tarafından görülüp incelendikten sonra cerrahi yöntem uygulanılır. Ameliyat; genel anestezi altında, laparoskopik olarak gerçekleştirilir. Ameliyatta kelepçe ya da bant sistemi, midenin üst kısmına 15- 20 cc’lik bir boşluk oluşturacak şekilde yerleştirilir. Olası bir kaymayı önlemek amacıyla mideyle bir tünel oluşturulur. Operasyonla kelepçenin port rezervuar kısmı, cilt altına yerleştirilir. Ameliyat 1-1.5 saat sürer. Genellikle hastanede kalış da 24-48 saattir. Ancak açık cerrahi uygulandığında ya da komplikasyon gelişirse bu süre uzar. Hasta cerrahi sonrası 1-2 hafta içinde normal yaşantısına döner.

* Mide kelepçesi estetik amaçlı bir yöntem midir yoksa cerrahi amaçlı mı uygulanır? Morbit obezite yani aşırı şişmanlık, pek çok hastalıkla birlikte bulunur. Dolayısıyla kişinin sağlığını tehdit eden bu hastalıkların ana kaynağı aşırı şişmanlıktır. Öncelikli olarak bu tür ameliyatlar; tıbbi amaçlı yandaş hastalıkların (şeker hastalığı, hipertansiyon, varisler, vb.) riskini azaltmak amacıyla yapılır. Ancak sonuçta kişi estetik bir fiziğe kavuşma imkanını da bulur.

KONTROL SÜRECİ 3 YIL

* Mide kelepçesi ne kadar takılı kalabilir? Ömür boyu bu kelepçe ile birlikte yaşamak mümkün müdür? Kelepçe sistemi uygulandıktan 4-6 hafta sonra kelepçenin balonu şişirilmeye başlanır. İlk yıl, 4-12 haftada bir cerrahi kontrollere devam edilir. 2. ve 3. yıl, 3 ila 6 ay arasında bu kontroller devam eder. Mide kelepçesini çıkartmak, kilo alımına yol açabileceği için düşünülmemelidir. Ancak yine de istenirse, kelepçeyi laporoskopik olarak çıkartmak mümkündür.

May 22

Sevişirken zevk almanıza rağmen orgazm sorunu yaşıyorsanız, korkuları kafanızdan atın. Ön sevişme dönemini uzun tutun, rahat olun ve dokunmanın verdiği hazza odaklanın..

Evli bir kadınım ve orgazm sorunum var. Sevişirken zevk duyuyorum ama sonuca varamıyorum. Doktor “Çocuk doğurmaktan korktuğunuz için” diyor. Doğum kontrol hapı verdi ama bir değişiklik yok. Ne yapmalıyım? E.K./Almanya

Boşalmayı takıntı haline getiren, cinsellik hakkında olumsuz duygular taşıyan, vücudunu beğenmeyen ve kontrolü kaybetme korkusu yaşayan kadınlar orgazm sorunu yaşayabilir. Gebe kalmaktan korkmak da zevk almayı engelleyen etkenler arasında yer alır.

BEKLENTİSİZ SEVİŞİN

Bu sorunu gidermek için kadınlarda orgazmın çoğunlukla direkt klitoris uyarısıyla oluştuğunu bilmeniz gerekir. Bunu sağlamak için eşinizle gerekli koşulları yaratmalısınız. Erojen bölgelerinizin eşiniz tarafından uzun süre uyarılması etkili sonuç verecektir. Orgazm olmayı beklenti haline getirmeden veya olmamayı göze alarak sevişmelisiniz. Sevişirken kendinizi ve eşinizi seyretmekten vazgeçmeli ve ön sevişme dönemini uzun tutmalısınız. Bu arada rahat olmalı ve dokunmanın verdiği hazza odaklamalısınız. Zamanla orgazm olmayı öğrenebilirsiniz.

Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet