Wordpress Themes
May 22

Zaman sizden yana… Tabii neyi ne zamankullanacağınızı bildiğiniz sürece. 50′lerinizde bilegüzelliğinizi korumanız, yaşlanmayı yavaşlatmanızmümkün. Yeter ki ne yapacağınızı bilin…..

20′li yaşlara

Eğer cildinize bakıyor ve güneşten uzak duruyorsanız, korkacak bir şey yok demektir. 20′li yaşlar korunmak ve gelecekte karşılaşabileceğiniz problemleri önlemek için uygundur.

* Kullandığınız nemlendiricinin yeterli miktarda, UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu maddeler içerdiğinden emin olun. Kullandığınız ürünün, en az SPF15 içermesine dikkat edin.

* Cildinizde kahverengi lekeler çıkıyorsa, kullandığınız doğum kontrol hapına dikkat edin. Yüksek oranda östrojen içeren doğum kontrol hapı melanin oluşmasına, bu da hücrelerin renk oluşturmasına neden olur.

* Yaşlanmanın ilk izleri göz çevresinde görülür, bu nedenle her akşam yatmadan önce bir göz çevresi kremi kullanın. Antioksidan ya da retinol gibi maddeler içeren ürünler iyi sonuç verir.

* Sizden daha yaşlılar için geliştirilmiş ürünlerden kullanmayın. Cildiniz için, kimyasal maddeler içeren ürünler yerine, doğal özler içeren hafif ürünler kullanın.

30′lu yaşlara

Savaş tam da bu yaşlarda başlar. Mümkün olduğu kadar, küçük küçük oluşmaya başlayan çizgilerin önüne geçin ve cildinizin parlaklığını korumaya çalışın

* Yaşınız 30 olduğunda, yaşlanmanın genetik faktörleri kendini göstermeye başlar. Anne-babanızın nasıl yaşlandığına bakın. Kırışıklarından mı daha çok yakınıyorlar yoksa gerdanlarının sarkmasından mı? Sizi de etkilemesi mümkün olan bu potansiyel problemlerle savaşan ürünler alın.

* Kullandığınız ürünü, serumunu da kullanarak, daha da etkili hale getirebilirsiniz. Çünkü serum, ürünün içeriğindeki malzemeler ve antioksidanlar açısından daha zengindir. Serumu bir atlet, nemlendiriciyi de bir kazak gibi düşünün ve serumu, nemlendiricinin altına kullanın.

* İlk çizgiler öncelikle yüzde kendisini gösterir ama yeterli nemlendirildikleri takdirde hemen azalır, hatta görülmez olurlar. Birçok nemlendiricinin içeriğinde bulunan hyaluronik asit, cildin nemlenmesini ve daha canlı görünmesini sağlar.

* Rutin cilt bakımınızı, ağızdan alınan takviyelerle tamamlayabilirsiniz. Alpha lipoik asit, koenzim Q10 ve omega yağları içeren takviyeleri tercih etmenizde fayda var.

40′lı yaşlara

Yüzünüzü toparlamak ve gerginleştirmek için özel olarak üretilmiş ürünlerle, sarkmalarınızın önüne geçin.

* Peptitler, kaslara gönderdikleri sinyalleri azaltır. Bu da kırışıklıkların oluşmasına neden olur. Uzun vadede ise cildin kolajen üretimini artırır. Bu nedenle, botoks etkisine sahip olan Argireline’li peptit içeren ürünler kullanın.

* Biz yaşlandıkça dudaklarımız da incelmeye başlar. Bu nedenle, dudak dolgunlaştırıcı peptitler ve hyaluronik asit içeren bir dudak kremi kullanın.

* Boyun, dekolte bölgeniz ve elleriniz gibi yaşınızı ortaya çıkaracak bölgelerinize ayrı bir özen gösterin. Bu bölgeler için, retinoid içeren yıkama jelleri, peelingler ve kremler kullanın.

50′li yaşlara

Süper güçlendirici ürünlerle, yaşlanmayla savaşmaya devam edin.

* Kahverengi lekelerinizle, TCA (trichloroacetic asit) içeren peelinglerle savaşın. Bu içerik, güneşten zarar görerek ölmüş deri hücrelerini ortadan kaldırıyor ve cildin doğal rengine dönmesini sağlıyor.

* Hiçbir şey cildi, menopoz kadar kurutmaz. Bu nedenle menopoza girdiğinizde, kullandığınız nemlendirici miktarını mutlaka artırın. Mutlaka, nemlendiricinizin, shea yağı ve lesitin içerdiğinden emin olun.

* Cilde parlaklık veren kremleri kullanmaya özen gösterin. Bu kremlerin, kahverengi lekelere ışıltı veren hidroksil asit içermesi gerektiğini unutmayın.


May 22

Japonya’da üretilen MedLite C6 Lazer adlı cihaz, ‘Renkli dövme vücuttan ömür boyu çıkmaz’ inanışını tarihe gömmeye hazırlanıyor..

Özellikle gençler arasında çok yaygın olan renkli dövmeyi vücudundan sildirmek isteyenlerin önündeki teknolojik engel artık ortadan kalktı. ABD’li ve Japon lazer mühendisleri tarafından 15 yıllık araştırmalar sonrasında üretilen MedLite C6 Lazer adlı cihaz, Türkiye’de de renkli dövmelerinden kurtulmak isteyenlerin imdadına yetişti.

Hiç acı vermiyor

Opr. Dr. Yakup Avşar, renkli dövme silicisinin özellikleriyle ilgili şu bilgileri verdi: * Bugüne dek sadece siyah dövmeler lazerle siliniyordu. Ancak yeni cihazla vücuttaki dövme ne renkte olursa olsun, iki dakikada, hiç acı hissetmeden çıkarılıyor.

* Dört farklı lazer dalga boyu ile sarı, yeşil ve bulut mavisi gibi ‘çıkarılması mümkün değil’ denen dövmeler bile siliniyor. MedLite C6 Lazer cihazı, ayrıca kaş tüylerinde hiçbir hasara yol açmadan kalıcı makyajı da temizliyebiliyor.

* C6 Lazer’i kullanarak, ‘lazer skin toning’ adlı cilt gençleştirme işlemi de yapılıyor. Cilt; güneş lekeleri, çiller ve tüm pigmentlerden arındırılıyor.

May 22

Geçtiğimiz kış birçok kişinin selülitlerini tedavi ettik, cilt sorunlarını giderdik. Peeling çeşitleri, fraksel, ışık tedavilerinin çoğu, epilasyon gibi güneşe karşı dikkatli olmayı gerektiren işlemleri tamamladık. Malum havalar ısınmaya, güneşin etkisi artmaya başladı. Artık cilt tedavileri için pek az seçeneğimiz kaldı. Yaza beş kala kendiniz için başka neler yapabilirsiniz, bugün bunlara bir göz gezdirelim…

* Kalıcı makyaj

Henüz buram buram terlemediğimize göre, havalar daha fazla ısınmadan kalıcı makyaj yaptırabilirsiniz. Gözlerinizde daima hafif bir sürme, dudaklarınızda hiçbir zaman solmayan bir renk tonu ile yazın keyfini çıkarabilirsiniz. Kalıcı makyaj yüzdeki ifadeyi netleştiren bir çerçeve yaratır, doğal bir derinlik kazandırır. Akmaz, rengi solmaz, bulaşmaz, sizi hiç uğraştırmaz…

* Radyo frekansı

Bu tedaviler yaz ve kış ayırt etmeksizin yapılabilir. Ancak ne var ki, yaz boyunca şehirden kaçmaktan başka bir şeyi düşünemez hale geliriz. Bu nedenle nisan-mayıs aylarında son bir seans ile cildinize gençlik aşısı yapabilirsiniz. Böylece cildiniz sıkılaşır, çene altı (gıdı), yanak gibi bölgeler toparlanır ve özellikle yüz bölgesindeki sarkmalar hafifler. Radyo frekansı, yüzün yanı sıra kol, bacak arası sarkmalarında, meme derisi ve karın gevşemelerinde, özellikle de selülit tedavilerinde son derece etkilidir.

* Dolgu ile botoks

Bu muhteşem kozmetiklerden her mevsim yararlanabilirsiniz. Yazın tek çekincemiz; olur da iğne yapılan yerler morarırsa, güneşte lekelere yol açabilmesidir. Yoksa botoks ve dolgu, güneşe karşı özel bir hassasiyet yaratmazlar. Dolgu ve botoks ile hem gençleşmek hem de birçok yüz kusurunu düzeltmek mümkündür. Tatile çıkmadan önce göz çevresindeki kırışıkları giderebilir, elmacık kemiklerini ve dudaklarınızı hafifçe dolgunlaştırabilirsiniz. Ancak kesinlikle abartıya kaçmayın. Bu işlemlerin başarısı yüzünüzün doğal görünmesi, bütünlük içinde olması ve dengelerin korunmasına bağlıdır.

* Güneşten korunun

Güneşten gelen UV ışınları yaşlanmanın en önemli etkenlerinden biridir. Derimiz, beynimiz, dolaşım sistemi, kalbimiz, kanser türleri ve aklınıza gelebilecek her türlü yaşamsal işlevi bozar. Tabii cildimiz de bozulur, lekelenir, kalınlaşır, çizgilerle dolar ve zamanla sarkar! Bu nedenle güneş parladıkça bir yandan SPF kremlerinin, diğer yandan da antioksidanların önemi artar. Özellikle A vitamini cildimizin ve bağışıklık sisteminin en önemli desteklerinden biridir. Güneşten gelen ultraviyole radyasyonu, vücudumuzdaki A vitamininin azalmasına yol açar. Bu da cildin kalınlaşması, kabalaşması ve kırışması anlamına gelir. Ve tabii kansere davetiye çıkarır. Ben mart başından beri, yine tüm hastalarıma A-C-E vitaminleri reçetesi yazıyorum.

May 22

Antioksidan etkisi bulunan ve içindeki bitki özleri yüksek olan çilek; kanser hücrelerine karşı koruyucu nitelik taşıyan bir meyve. Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurgül Türemiş, herkesin çilek yiyemeyeceğini dile getiriyor: “Çilek; böbrek rahatsızlıkları olan kişilerde, taş ya da kum oluşturabilir. Aşırı tüketilen çilek, böbreklerde çökme yapabilir. Taş ve kum sorunu olanlar, çok çilek yemesin.”

Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet