Wordpress Themes
May 10

Diyet yapmanın en zor yanı, sevdiğiniz pek çok yiyecekten vazgeçmek zorunda kalıp, üstüne bir de iştahınızla baş etmek zorunda kalmanız. Bu gibi durumlar için iştah kesen besinleri bilmeniz gerekiyor…

1. Karnabaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan sizi uzun süre tok tutar.

2. Salatalığı iyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Bu sebzenin kalorisi yok denilecek kadar az ve oldukça tok tutucudur.

3. Tatlı olarak 250 gr. mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve früktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.

4. Albümin iştahı kapatır. Bir porsiyon yeşil fasulyeyi 20 dakika suda haşlayıp sirke, karabiber ve biraz tuzla tatlandırın. İsterseniz yağsız krema da katabilirsiniz.

5. 200 gr. ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. İçine 100 gr. kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur. Ayrıca selülit oluşumunu da engeller.

6. Kendinize yeşil salata, uskumru veya ton balığı, kivi ve portakaldan oluşan bir ziyafet hazırlayın. Balığın içeriğindeki İyot, tiroit bezinin İşlevlerini hızlandırdığından açlık hissi giderilir.

7. Öğünler arasında acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.

8. Haftada iki yumurta yiyin. Çünkü yumurtada bol miktarda triptofan var. Bu da neşenizin yerine gelmesini sağlar.

9. Enerjisiz kalmak için 1 demet maydanozu blenderden geçirip sebze suyla karıştırın. Bir-iki damla acı biber sosu ekleyin ve bunu bir güzel için. Bu içeceğin içindeki C vitamini ve bitkisel maddeler yağ yıkımını kolaylaştırır.

10. Kırmızı elmayı ince dilimler halinde kesip 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki değerli lifler hem doyurucu hem de bağırsakları çalıştırıcı etki gösterir.

11. Yağsız kaşarı ince ince dilimleyin ve siyah zeytin ile süsleyin. Üzerine 1 yemek kaşığı sirke dökün. Bu, birkaç saat için açlığınızı giderecektir.

12. Karaciğerlerinizi çalıştırmak için 10 adet enginar kökünü, içine 1 doğranmış soğan, karabiber tanesi ve yarım limon katılmış suda haşlayın. Daha sonra 1 çay kaşığı bal, iki sap kekik ve biraz limon suyunu kaynatın. Enginar köklerini süzün ve hazırlamış olduğunuz karışımın İçinde biraz pişirip çıkarın.

May 10

Gidilen spor salonlarının programlarıyla veya diyet listeleriyle zayıflamaya çözüm bulamayanlar, şimdi doğal yolları deniyor. Kiloları eriten şifalı bitkileri toz haline getiren Herbalium’un, bedendeki yağları düzenli olarak yakan bu uygulaması, tabiatın adeta özel bir formülü.

Fazla kilolarınızdan hızla ve problem yaşamadan kurtulmanın tam zamanı. Vakit kaybetmeden zayıflamak gerek! Ancak zayıflama deyince yapmanız gereken bir sürü özel şey devreye giriyor. Bünyeyi tamamen alışkınlıklardan uzaklaştırma anlamına geliyor kilo verme kararı aynı zamanda. Forma girmek isteyen herkes, kendini sevdiği yiyeceklerden mahrum bırakmak zorunda. Gramla, ölçüyle yaşamaya alışmak durumunda. Oysa son yıllarda bunlardan farklı zayıflama şekilleri ortaya çıktı. Diyetleri deneyip sonuç alamayan insanlar bu yeni yöntemlere yönelmiş. En fazla rağbet göreni bitkisel zayıflama. Doğal ve bitkisel olan her şeye yönelik ilginin gittikçe artması da buna etken… Herbalium, bu konuda araştırmalar yapan bir merkez. Bu mekanın kurucusu Volkan Kurt, özellikle yaza çok kısa bir süre kala herkesin zayıflamak için çaba harcadığını söylüyor. Doğal zayıflamaya yönelik olarak şu açıklamayı yapıyor; “Bizler yağ yakan bitkileri tespit ettik. Tamamıyla doğal ve hiç bir yan etkisi bulunmayan bu bitkiler, gerçek sonuçlar veriyor. Direk olarak yağları yaktığı için “gerçek” kilo verdiriyor.”

Doğanın form gücü
Bu sistemle ilgili ve her diğer şifalı bitkiler hakkında bilgi vermek için bir web sitesi kurmuşlar. (www.herbalium.net) Herkesin ihtiyaç duyacağı bilgilerle donatılmış olan sitenin “zayıflama” bölümünde farklı bitkilerden üretilen doğal ürün karışımından söz ediliyor. İçinde hiç bir sentetik kimyasal madde bulunmayan bu ürün, bedendeki yağları enerjiye dönüştürme özelliğine sahip. Şimdiye kadar kullananların yaşadığı deneyimlere göre, bu bitkiler inanılmaz ölçüde zayıflamaya neden olmuş. Bedendeki yağları düzene sokan bu şifalı bitkiler, toz haline getirilmiş. Form kazanmak için günde üç kez bu tozun yoğurtla yenmesi gerektiğini belirtiyor uzman Volkan Kurt. Doğal Zayıflama tozunun asgari 1 aylık sürede, düzenli ve disiplinli kullanımda 4 veya 5 kilo zayıflattığını belirtiyor. Bu sistemle kalıcı zayıflamaya kavuşabilmek için, ayrıca bitki özlerinin de önemi olduğunu anlatıyor.

Öğünlük kullanılması gereken miktar; bir çorba kaşığı. Sabah kahvaltı öncesi bir kaşığı yoğurda karıştırarak yemekle güne başlanıyor. Ardından öğle ve akşam yemekleri öncesinde de birer kaşıkla devam ediliyor. Yöntemin sadece doğal olması şunu da artı olarak bünyeye kazandırıyor: canlılık. Çünkü bu doğal karışımda insan hayatı için gerekli tüm mineral ve vitaminler yer alıyor. Tabiattaki iştah kesici gücü keşfettiklerini söyleyen Kurt, obeziteye karşı yenik düşen çok insanın bu yönteme başvurduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Ülkemizin kırlarında yetişen bitkilerin yemek yeme isteğini frenlemesi özelliğinin haricinde metabolizmanın çalışmasını da hızlandırıyor. Bedendeki yağları yakıp enerjiye çeviriyor. Ayrıca kan şekerini ayarlıyor, bakterileri yok ediyor, stresi azaltıyor, mide ve barsak problemlerini hafifletiyor.”

Doğal ve bitkisel olarak zayıflama sistemiyle kilo vermenin trend olduğu bu günlerde yapılan düşük kalorili diyet listeleri rafa kaldırılıyor. Sağlıklı kilo vermek ve güzel bir vücuda sahip olmak için doğaya başvuran insanların yüzünü tabiat kara çıkarmıyor!

May 10

Light gıdaların kilo vermede çok da etkili olmadığını biliyor musunuz?

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Sert, yaptığı açıklamada, bisküvi ile başlayan light gıda üretiminin reçelden pirince, çikolatadan süt, yoğurt ve ekmeğe kadar her üründe uygulandığını ve bunların tezgahlarda yerini aldığını, ancak toplumun bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtti.

Sert, özellikle yaz aylarında tüketimi neredeyse çılgınlık boyutuna ulaşan light ürünlerin, “enerjisi azaltılmış gıda”
anlamına geldiğini belirterek, şunları söyledi:

“Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ne göre, bir ürünün light olabilmesi için, orijinal veya benzeri gıda maddesine göre, enerji değerinin en az yüzde 25 azaltılması gerekiyor. Bir ürünün üzerinde düşük kalorili yazabilmesi için de o ürünün 100 gramında 40 kaloriden az kalori bulunması şartı var.’”

Yapılan araştırmalara göre light ürün pazarının her yıl yüzde 25 büyüdüğünün bildirildiğini vurgulayan Sert, “bu büyümede, light gıdaların sanki hiç kilo yapmıyor gibi algılanmasının payı çok büyük. Oysa, bir kişi herhangi bir ürünü bir birim tüketiyor, daha sonra bu ürünün light olanını iki birim tüketiyorsa eskisinden daha fazla kalori alıyor demektir” diye konuştu.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de modern çağın önemli sağlık problemlerinden olan şişmanlık ve obezitenin artış gösterdiğine dikkati çeken Sert, “Yapılan araştırmalar, her 5 kadından birinin aşırı kilolu olduğunu ortaya koyuyor. Bu da light ürünlerin kurtarıcı gibi algılanmasına neden oluyor” dedi.

Sert, toplumun light gıdalar konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını, oysa, bu ürünlerin fazla miktarda düzensiz alınmasının, şişmanlık, diyabet ve çeşitli metabolik hastalıkları kamçıladığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Tıpkı sigara paketlerinde olduğu gibi gıda ürünlerinde de katkı maddeleri ve kalori miktarları okunabilir şekilde yazılmalı. Oysa, günümüzde tüm ürünlerde olduğu gibi light ürünlerin ambalajına baktığınızda karınca duasını andıran yazıları okuyabilmenin ve bu sayede bilinçlenmenin imkanı yok. Bunun yasak savma zihniyetiyle yapıldığı açıkça ortada.”

Öneriler
Doç. Dr. Sert, zayıflama uğruna bilinçsizce light gıdalara sarılmak yerine, bir uzmandan da yardım alınarak, yaşa ve cinsiyete göre bilinçli diyet yapılmasının daha sağlıklı sonuç vereceğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Eğer light gıdaların bir faydası olsaydı, bunu ilk çıkaran ülke olan Amerika ve ardından bunu uygulayan diğer ülkeler ve Türkiye’de bugün şişmanlık ve obezite sorunu bu kadar çok konuşulmazdı.

Bilinçli bir diyet kilo problemini ortadan kaldırır. Ayrıca, yemek yerken çatal ya da kaşık sürekli elde tutulmamalı masaya bırakılmalı. Bu sayede çiğneme süresi uzadıkça tokluk duygusu oluşumu da kuvvetlenir.”

May 10

Kilo kaybetmek için özel beslenme ve egzersiz programlarına başlayanlar bazen daha yolun başında pes eder! Peki ama neden?

Kilo verememenin pek çok nedeni var ama en önemlisi arzulanan kilo kaybının bir türlü sağlanamamasıdır. Eğer bir kilo kaybı programında yağlarınızdan istediğiniz hızda kurtulamıyorsanız bu yazıyı dikkatle okuyun. Mutsuz bir zayıflama yolcusu olmak istemiyorsanız anlatılanların sizinle ilgili olup olmadığına daha çok dikkat gösterin. Aklınıza takılan soruların çoğunun yanıtını da önceki başarısızlıklarınızın nedenlerini de bu yazıda bulabileceğinizi umuyorum.

Hormonlar: Gizli kilo sabotajcıları
Kilo yönetimi programına başlayan hastalarımıza neredeyse ezberletmeye çalıştığımız bir cümle var: Kilo kaybını değil yaşam tarzınızı değiştirmeyi hedefleyin. Eğer kilo kaybına odaklanırsanız ve hele bir de yağlardan kurtulmanın aynı hızda devam edeceğini sanırsanız bir süre sonra hayal kırıklığına uğrarsınız. Vücudunuz özenle biriktirdiği yağlarını kaybetmekten pek hoşlanmaz. Kilo almaya karşı herhangi bir direnç göstermeyen bedenimizin kilo kaybına gösterdiği tepki traji-komik bir davranıştır. Bu davranıştan “tutumlu genler”in sorumlu olduğunu daha önce yazmıştık. Buzul çağındaki uzun açlık dönemlerinde insan genlerinde oluşan değişikliklerin ürettiği bu tutumlu genler -herhangi bir açlık, kıtlık ihtimaline karşı- vücudun yağ kaybını engellemektedir. Vücudunuz bunu başaracak pek çok sistem ve kimyasalla donatılmıştır.

İlk yanıtı tiroit bezi veriyor
İlk yanıt tiroit hormonları aracılığıyla verilir. Siz kilo vermeye başlayınca bedeninizde üretilen T4 hormonunun T3 hormonuna dönüşmesi bozulmakta, bir tiroit hormonu yetersizliği ortaya çıkmaktadır. Tiroit hormonu yetersizliğinin daha yavaş çalışan, daha az enerji harcayan bir metabolik süreç oluşturduğunu yani metabolizmanızı tembelleştirdiğini daha önce de hatırlatmıştık. Kilo kaybı sürecinde bir süre sonra ortaya çıkan yavaşlamanın başka nedenleri de var. Bunların da çoğu hormonal savunma mekanizmalarıdır. Vücudunuz leptin, oreksin, ghrelin, insülin, kortizol gibi hormonları salgılama süreçlerinde yaptığı değişikliklerde yağ kaybını önlemeye çalışır. Kısacası eğer bir kilo kaybı süreci planlıyorsanız vücudunuzda şu veya bu şekilde yaşayacağınız metabolik ve hormonal bazı kavgalara hazır olmalısınız.

Siz de mutsuz bir “kronik diyetçi” olmayın
“Kilo kaybedemiyorum” diye üzülen hastaların yaptıkları en önemli yanlış, beslenme hatalarıdır. Kilo kaybı için uzun süre aç kalan, düzensiz yemek yiyen, besin dengelerini bozan diyetlerle metabolizmasını alt üst eden, bütün gün aç kalıp akşam saatlerinde sürekli buzdolabını ziyaret eden -hatta bu ziyaretlerini gece tatlı uykusunu bölerek sürdüren-, kilo vermeye çalışmasına rağmen hálá karbonhidratı fazla, şekerden zengin, besin yükü fazla besinler tüketerek, kafeinli içecekler ve diyet ürünlerle hipoglisemi nöbetlerini tetikleyen pek çok müzmin diyetçi(!) tanıdım. Her şeyi bildiklerini ve her yolu denediklerini ama kilo kaybını bir türlü beceremediklerini anlatırken bile ümitsiz ve yorgundular. Üzülerek belirtelim ki kronik diyetçilerin üretiminde onlar kadar yanlış diyet programlarının, ticari diyet merkezlerinin, kuşkulu diyet ürünlerinin, tehlikeli, zararlı ve etkisiz diyet haplarının ve bu işi sadece kazanç amacıyla yapan sözde uzmanların da rolü var.

Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet