Wordpress Themes
Nis 30

Kurban bayramı ve yılbaşının aynı zamana denk gelmesiyle beraber et ve et ürünlerinin alkolle birlikte tüketilmesi sonucunda kişilerde gut hastalığı görülebileceği uyarısı yapıldı.

Denizli Devlet Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. M. Beşir Türkmen, gut hastalığının, genellikle et ve et ürünlerinin alkolle beraber tüketilmesi sonucunda vücudun bir takım eklemlerinde, ürik asit birikimiyle ortaya çıkan ve ciddi ağrılı eklem krizlerine yol açan romatizmal bir hastalık olduğunu belirterek, “Ağrılı eklem krizleri, genellikle gece ortaya çıkıp hızlı gelişir ve kişiyi uykudan uyandırabilir. Hastalık genellikle tek eklemi sıklıkla da ayak baş parmağını etkiler. Bununla birlikte ayağın diğer eklemlerini, diz, dirsek ve el bileğini de etkileyebilir. Hastalıkta eklem yerlerinde şiddetli ağrı, şişlik, kızarıklık ve hareketlerde bir kısıtlama meydana gelir. Bu durumda hastanın acilen tedavi edilip eklemdeki iltihabın giderilmesi gerekir. Aksi takdirde gut hastalığı kronikleşip uzun sürer veya devamlı tekrar eder. Tekrar ederse de kişilerde böbrek taşları ve eklemlerinde kalıcı sakatlıklar görülebilir” dedi.

Gut hastalığının eski tarihte de bilinen bir hastalık olduğunu açıklayan Uzman Dr. Türkmen, “Eski tarihte birçok kral ve padişah ta bu hastalığa yakalanmıştır. Genellikle et ve et ürünleriyle beraber alkol tüketen kişilerde daha sık görülmekte olup, zengin hastalığı olarak da bilinmektedir” diye konuştu.

Türkmen son olarak erkeklerin gut hastalığına yakalanma riskinin kadınlara göre 20 kat daha fazla olduğunu belirtti.

Nis 30

FDA, beş yıllık araştırma sonunda yayımladığı raporda söz konusu ürünlerin şu anda tüketilen ürünlerden bir farkı olmadığını belirtti. FDA’nın bu tavsiyesi, klonlanmış (kopyalanmış) hayvanlardan elde edilen ürünlerin piyasada satışa sunulmasının yolunu açacak ilk adım. Nihai onaydan önce bu konuda kamuoyuna danışılacak.

ABD kamuoyunun büyük bir bölümünün klonlanmış hayvanlardan elde edilen ürünleri onaylamadığı öne sürülüyor. Bu ürünlerin satışı için Kongre’nin de onayı gerekiyor.

FDA, bu sonuca klonlanmış sığır, domuz ve keçilerden alınan et ve sütleri inceleyerek vardı. Klonlanmış koyun ise inceleme kapsamına alınmadı. Daire, raporunda klonlanmış ürünlerle, geleneksel ürünler arasında zımnen bir fark bulunmadığını, bu nedenle ikisi arasında ayrımı ortaya koyacak bir etiketleme sistemine de gerek olmadığını belirtti.

Daha önce yapılan bazı bilimsel çalışmalar da FDA ile aynı sonuca varmıştı. ABD Tüketiciler Birliği Federasyonu, FDA’nın tavsiyesini “Kötü bir karar” olarak yorumladı.

Nis 30

Samsun İl Sağlık Müdürlüğü vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:

Kurban etlerini1-2 gün dinlendikten sonra tüketin. Etlerin küçük parçalar halinde sebzelerle birlikte pişirilmesi daha sağlıklı olur. Etin, sindirimi zor bir besin olduğu için gereğinden fazla et tüketiminin midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara neden olabilir.

Fazla et tüketimi kolesterolü yüksek olan kalp ve karaciğer hastaları için sakıncalı durumlara yol açabilir.

Etin yağlı kısımlarının mutlaka ayrılması ve hayvansal yağın mümkün olduğunca tüketilmemesi gerekir. Doymuş yağ oranı yüksek hayvansal gıdaların kalp ve damar hastalıklarına davetiye çıkarttığı unutulmamalıdır.
Kurbanların sakatatlarında parazit bulunabileceği için bunlarda çok iyi temizlenmelidir.

Izgara şeklindeki pişirmelerde et ve diğer parçaların iç kısımlarının iyi pişmediği ve hayvandaki hastalıkların insana geçme riski daha yüksek oluyor.  Etleri uzun süre saklamak için kavurma yöntemini kullanın.”

Nis 30

Memorial Hastanesi Besleneme ve Diyet Bölümünden Dyt. Seçil Kenar, yılbaşı akşamı için hazırlanan özel sofralarda nelere dikkat edilmesini anlattı.

Yılbaşı akşamları, çok çeşitli yemeklerden hazırlanan sofralar, sınırsız tüketim halinde kabusa dönüşebiliyor. Yılbaşı akşamı ve ertesi günü, hastaneye hazımsızlık, yüksek miktarda alkol tüketimi, ishal, kan şekeri yükselmeleri gibi birçok sağlık probleminden kaynaklanan başvurular artmaktadır. Hem güzel besinler tüketerek hem de sağlıklı beslenerek yeni yıla girilebilir. Bu yüzden yılbaşı gecesi bazı beslenme ilkelerine dikkat etmek çok önemlidir.

* Akşam fazla miktarda ve çeşitte besin tüketimi olacaksa güne hafif bir kahvaltı ile başlanmalıdır. Kahvaltıda süt ve yulaf gevreği veya peynir, tam buğday ekmeği, domates-salatalıktan oluşan hafif bir kahvaltı seçilebilir.
* Akşam et tüketilecekse, öğle yemeğini hafif ve sebze ağırlıklı besinlerden seçmekte yarar vardır. Örneğin; 1 tabak sebze yemeği, bol salata ve ayran ya da yoğurt yanında 1 dilim tam buğday ekmeği veya 1 kase çorbadan oluşan bir mönü tercih edilebilir.
* Akşamüzeri kan şekerinin düşmesi ve akşam yemeği saatinde çok acıkmayı engellemek amacıyla düşük kalori içerikli, 1-2 porsiyon meyve tüketilebilir.
* Akşam hazırlanan yılbaşı sofrasında protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineralleri dengeli içeren sağlıklı bir mönü hazırlamaya özen gösterilmelidir.
* Akşam yemeğinde et tüketmek isteniyorsa et mutlaka ızgara, buğulama, haşlama şeklinde pişirilmeli, çok ağır sos içeren kızartmalardan sakınılmalıdır.
* Vitamin, mineral ve posa içeriği yüksek salata ve zeytinyağlı sebzeler mutlaka mönüde yer almalıdır.
* Meze tüketimi varsa patlıcan ezmesi, yoğurtlu havuç gibi hafif sebze ağırlıklı mezeler tercih edilmelidir.
* Kalsiyum ve protein içeren süt ve yoğurt grubu mutlaka tüketilmelidir. Ayran, yoğurtlu salata, yoğurt, yoğurtlu makarna gibi seçenekler tercih edilebilir.
* Pilav, makarna, çorba, dolma, ekmek, kestane gibi besinler karbonhidrat grubundadır. Bu besinlerin enerji içerikleri yüksektir ve kan şekerini hızla yükseltir. Karbonhidrat grubundan besin seçilirken mutlaka posa miktarının yüksek olmasına dikkat edilmeli ve bu gruptan en fazla 1 veya 2 tür besin seçilmelidir. Bulgur pilavı, kepekli ekmek, kepekli makarna gibi glisemik indeksi düşük olanlar tercih edilmeli ve tüketim miktarlarına dikkat edilmelidir. Yılbaşı sofralarının vazgeçilmez yemeği kestaneli pilav tercih edilecek ise ekmek ve çorba yerine tüketilmeli ve 5-6 kaşıkla sınırlandırılmalıdır.
* Çok fazla çeşitte ve yağlı besin tüketimi mide bulantısı, hazımsızlık, ishal gibi sağlık problemlerine yol açacağından mümkün olduğu kadar yağsız, az çeşitte besin tüketilmeye özen gösterilmelidir.
* Dışarıda yemek yenecekse hazırlanan yemeklerin içerikleri bilinmeli ve ilk defa tüketilen yemek çeşidi ve besin varsa alerji, hazımsızlık, gaz gibi problemlerle karşılaşmamak için dikkatli tüketilmelidir.
* Hazımsızlık ve şişkinliğin engellenmesi için yemek yavaş yenmeli ve iyi çiğnenmelidir, bu yöntem çabuk doymamıza ve daha az besin tüketimine de sebep olacaktır.
* Doygunluk sağlandıktan sonra sofra da oturmak yemek miktarının artmasına sebep olacaktır. Bu yüzden yemek bitiminde sofradan kalkılmalıdır.
* Şekerli besinler yüksek enerji içerir ve kan şekerinin hızla artmasına sebep olurlar, bu yüzden tatlı tüketilmek isteniyorsa yemekten sonra ara öğün olarak tüketilmeli, kalorisi ve yağ içeriği yüksek hamurlu tatlılar yerine tarçın ile fırında pişirilmiş incir tatlısı, kabak tatlısı gibi meyveli tatlılar veya sütlü tatlıların tüketimi önerilmektedir.
* Kuruyemiş tüketimi isteniyorsa E vitamini ve Q-3 içeren fındık ve ceviz tüketimi tercih edilmeli yağ miktarları fazla olduğundan tüketimleri 1 avucu geçmemelidir.
* Yemekten sonra ara öğün olarak miktarlarına dikkat edilerek 2-3 porsiyon meyve tüketilebilir.
* Yatmadan 2 saat önce yemek tüketimi sonlandırılmalıdır.
* Alkol tüketilecekse alkol miktarı düşük, antioksidan içerikli kırmızı şarap tercih edilebilir.
* Diyabet, kalp hastalığı, böbrek ve karaciğer gibi kronik hastalığı olan ve diyet tedavisi alan kişiler mutlaka diyetlerine devam etmeli yemek istediği besinleri diyetisyene danışarak diyetlerine eklemelidirler.
* Tüketilen besin miktarı çok fazla olduğunda kilo korumanın devamı için ertesi gün egzersiz artırımına ve sebze- meyve ağırlıklı düşük kalorili bir beslenme tarzına devam edilerek bir önceki gün alınan fazla kalori dengelenebilir.

Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet