Wordpress Themes
Nis 30

Uzmanlar, insan vücudunun her gün binlerce olumsuz dış etkiye karşı kendini korumak için mücadele ettiğini belirterek, işlenmiş gıdalar, hava kirliliği, stres gibi nedenlerle bünyeye giren ve tıp dilinde serbest bileşenler olarak ifade edilen bu maddelere karşı antioksidanlar yoluyla dirençli olmanın en pratik yolunun dengeli ve düzenli beslenmeden geçtiğini belirtti.

VİTAMİN ALMAK ÖNEMLİ
Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Ötleş, yeterli antioksidan alımı için düzenli ve dengeli beslenmenin önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ötleş, “İyi ya da kötü gıda diye bir şey yok, ancak günlük beslenme düzenimizle vücudun ihtiyacı olan A -D -E -K -B -B1 -B6 -B12 gibi vitaminler ile demir, kalsiyum, çinko, protein ve karbonhidratları almamız gerekmektedir. Antioksidan maddeler meyve, sebze ve baharat gibi gıdaların tüketilmesiyle vücuda alınmaktadır. Özellikle likopenlerden domates, karpuz, greyfurt; alium grubundan sarımsak, soğan, pırasa; antosianinlerden çilek, ahududu; glikoizolatlardan lahana, karnabahar, brokoli, çok bilinen hamlifler ile flavonoitlerden portakal, greyfurt vücudun savunma mekanizması için düzenli olarak alınması gerekli besinlerden birkaçı” dedi.

Her antioksidanın vücuda etki alanının ayrı ayrı olduğunu ve birinin diğerinin yerine geçemeyeceğini belirten Prof. Dr. Ötleş, her gıdadan alacağımız antioksidanların farklı etki mekanizmaları oluşturduğunu vurguladı. Prof. Dr. Ötleş, “C vitamini suda eriyen antioksidan özelliği gösterirken, E vitamini yağda erime özelliği göstermektedir ve kanser riskini önlemektedir. Bol miktarda sebze meyve ve C vitamini alan kişilerde yemek borusu pankreas ve akciğer kanseri riskleri daha düşüktür. Yaşam tarzımızın düzenli beslenmeye engel olmasından dolayı gerekli antioksidanları dışardan takviye edebiliriz. Günlük eksikliği tamamlayıcı mı, koruyucu mu, tedavi edici mi buna karar verilerek alınması daha uygun olacaktır” diye konuştu.

Nis 30

Şahin, yaptığı açıklamada, insanların ihtiyaçları gereği hayvanlarla iç içe yaşadığını, bu ilişkinin doğal sonucu olarak hayvanlarda görülen ve zoonoz olarak adlandırılan bazı hastalıkların insanlara bulaşabileceğini belirterek, bunlardan kuduz, brusella, şarbon, verem, şark çıbanı, kırım kongo kanamalı ateşi gibi bazı hastalıklar ve bağırsak parazitlerinin Türkiye’de görüldüğünü ifade etti.

Bu hastalıkların, bir takım basit sağlık kuralları ile önlenebileceğinin unutulmamasını isteyen Şahin, şu uyarılarda bulundu:

“Veteriner sağlık raporu, Menşei Şahadetnamesi ve küpesi olmayan hayvanların kesilmemesi ve alınıp satılmasının engellenmesi,

Hayvan kimlik kartı olmayan, çok zayıf, gebe, yeni doğum yapmış, yüksek ateşli, çok genç, kılları karışık ve mat, burun akıntısı olan, pis kokulu, ishali bulunan hasta hayvanların kesilmemesi, alım ve satımının engellenmesi,

Hayvan nakil araçlarının temizliği ve dezenfeksiyonunun gereği gibi yapılması,

Kesim yerinde kullanılan tüm makine, ekipman, ete temas eden bıçak ve benzeri maddelerin paslanmaz malzemeden olması, kesim işinde çalışan kişilerin asgari sağlık şartlarına dikkat etmeleri.”

Şahin, hayvanların kesimden 12 saat önce aç bırakılarak sindirim kanalının boş olması sağlanarak, bağırsak içeriğiyle etin kirlenmesinin önlenebileceğini ifade etti.

Etin iç ısısı 71 derece olacak şekilde en az 5 dakika ve renkleri pembeden griye dönene kadar pişirilmesini öneren Şahin, tuzlama, dumanlama, kurutma ve baharatlama gibi işlemlerle hazırlanan etlerde, parazitlerin yaşamaya devam ettiğini vurguladı.

Parçalama işleminin, mikroorganizma sayısını artıracağını ifade eden Şahin, etin mümkün olduğu kadar büyük parçalara ayrılarak derhal soğutulması, hemen tüketilmeyecekse derin dondurucuda veya kavurma yapılarak saklanması gerektiğini kaydetti.

Nis 30

Amasya Tarım İl Müdürlüğü, balık etinin kolesterol seviyesinin diğer hayvansal gıdalardan düşük olduğunu bildirirken, kolesterol sorunu olanlar için tavsiye edilebilecek en iyi hayvansal besinin balık eti olduğunu, 1 kilogram ağırlığındaki bir balığın yalnızca karaciğerini yemekle alınan A ve B vitamininin, vitamin takviyesi için alınan ilaçların 1 kutusundan daha fazla olduğunu kaydetti.

Balık alan vatandaşlara nasıl balık almaları konusunda tavsiyelerde bulunan yetkililer, balığın derisinin canlı ve parlak olmasına, solungaçlarının parlak renkte olmasına ve göz bebeğinin siyah ve parlak renkte olmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Nis 30

Soğuk havalarda giyilecek kıyafetler kadar tüketilecek besinlerin de önemli olduğu bildirildi.

Kış aylarında soğuktan korunmak için yapılan kıyafet seçimi kadar, tüketilecek besin maddelerine de dikkat edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, kırmızı et, balık türleri, sakatat, kuru fasulye, nohut, kuru kayısı, kuru üzüm, yumurta sarısı ve ıspanak, maydanoz, pırasa ve diğer yeşil yapraklı besinler, badem ve fındık tüketilmesinin soğuğa karşı koruyucu olduğunu belirtiyor.

Başta dut ve üzüm pekmezi olmak üzere diğer pekmez çeşitlerinin de vücudu ısıtarak, soğuğa karşı koruduğunu belirten uzmanlar, sabahları evden çıkmadan önce yarım çay bardağı pekmez içildiğinde vücudun direncini arttırdığını ifade ediyor.

Uzmanlar, margarin ve sıvı yağlarla çikolata, zeytin ve peynirin de sık tüketilmesini öneriyor.

Soğuktan en çok etkilenenlerin yaşlılar, hamileler, vejeteryanlar ve diyet yapanlar olduğunu hatırlatan uzmanlar, bu kişilerin soğuğa karşı daha dikkatli olmaları gerektiğini kaydetti.

 

Her türlü görüş ve şikayetleriniz için bizi betamedya@hotmail.com mail adresinden bize ulaşın. diyet